Bombalar yağıyordu Dersim’in dağlarına…
Tarih 7 Kasım 2016, yer Dersim Çet Deresi.
Emperyalizmin ve işbirlikçisi faşizmin adaletsizliğine karşı, vatanımızın kurtuluşu ve umudu büyütmek için çıktılar dağlara. Dersim İbrahim Erdoğan Kır Gerilla Birliği Komutanlığı’na bağlı 11 gerilla bombalarla, ardından sığınaklarına atılan, kemikleri kömür gibi yapan kimyasal bombalarla yakıldı…
Katliamı yapan devlet bahsetmedi bu katliamdan, gizlemişti, sözünü dahi edemiyordu; çünkü düşman suçluydu, korkaktı. Ta ki üç gerilla hesap sorana kadar…
Bombalanan sığınaktan, yangınların içinden yanık yaralarıyla çıkan Oğuz* 7 Aralık 2016’da hesap sordu; yaptığı bombayla düşmanın ‘güvenlik noktasını’ patlattı…
İlk andan hesap sormaya yeminli Leyla** ve Mahir*** örgütlerine, halkımıza katliamı duyurarak düşmandan hesap sordu. Kurdukları pusuda düşmana kan kusturan, hesap soran savaşçılar 28 Aralık 2016’da şehit düştü…
Geriye şu soru kaldı: “Silahsız Üç Gerilla Ne Yapar?”
Leyla bunu sormuştu ve cevabını da yaşamlarıyla, eylemleriyle, şehitlikleriyle öğrettiler:
“İsteyen ve inanan bir gerillanın yapamayacağı hiçbir şey yoktur…”
Günlerce silahsız, yemeksiz, giysisiz şekilde dağları, patikaları, vadileri adımlayan üç DHKC gerillası, ‘gerillanın sığınaklara çekilme döneminde’ durmadı. Çünkü durmak; günlerce bombalarla yakılan dağları ve ormanları kanıksamaktı, katledilen yoldaşlarının ölümünü hesapsız bırakmaktı, adaletsizliğe mahkûm edilen halkımızı yüzüstü bırakmaktı… Dağlarda durmak teslimiyettir!
Durmadılar, geri çekilmediler, teslim olmadılar; yürüdüler, savaşma ve hesap sorma nedenlerini büyüttüler, düşmana kan kusturdular, beyinlerinde patladılar!
Halkı tanıyorlardı, düşmanı da çok iyi tanıyorlardı ve en önemlisi kendilerini tanıyorlar, örgütlerine güveniyorlardı. Bu güven, bağlılık onların; silahsız üç gerillanın savaşma ve hesap sorma nedenini büyüttü.
Düşmanın çok akıllı olmadığını ve bırakılan boşluktan faydalandığını söyleyecek kadar açık sözlü ve öz eleştiri onuruna sahiptiler.
Her sorunun çözümünün halkta olduğunu bilerek yine halkımızın bağrında çözüm aradılar, buldular… Halkımıza güvendiler, onlardan öğrendiler, onlara öğrettiler, onlar için savaşa devam ettiler.
Silahları yoktu, günlerce dağlarda silahsız üç gerillaydılar. Bombalarla yakılan, yıkılan sığınakta toprak altında kalmıştı umudun mavzerleri. Günlerce onlara kavuşmak için adımladılar ve toprak altında bırakmadılar namuslarını, silahlarını…
Moralsizliğe düşmediler, umutlarını yitirmediler; günlerce sohbet ettiler, konuştular, tartıştılar… “Neredeyiz, savaşın neresindeyiz? Neden savaşmalıyız? Olanak yok, nasıl buluruz, yaratırız?” Tüm bu soruların cevabını tartıştılar ve planlarını programlarını uyguladılar…
Vefalıydılar, sevdalıydılar, umutluydular, kararlıydılar ve kahramanlarımız oldular!
Yüce Dersim’in dağlarında silahsız üç gerilla olmalarına rağmen her adımda yalnız olmadıklarına inanıyorlardı ve adımlıyorlardı patikaları umudu büyütmek ve hesap sormak için…
Komutan Leyla’nın Parti’sine gönderdiği rapordan son sözleri:
“Sizi çok çok seviyorum, halkımı, örgütümü, yoldaşlarımı çok seviyorum. Hepiniz gözümde tütüyorsunuz…
Burada yalnız değiliz sizlerleyiz. Umudu büyütmeye devam edeceğiz… Bizi merak etmeyin… Kendinize çok iyi bakın…
Tekrardan şehitlerimizin hesabını soracağımıza olan inanç ve coşku ile kucaklıyorum…”
SİLAHSIZ ÜÇ GERİLLA NE YAPAR? DEVRİM YAPAR!
Dünden bugünü sürdürür, bugünden yarını yaratır!
SİLAHSIZ ÜÇ GERİLLADAN BİZE KALAN:
–Eğitimimizi süreklileştirmeli, halkımızı, düşmanı,örgütümüzü, kendimizi tanımalıyız.
-Her sorunun mutlaka çözümü vardır. Halkımıza gitmeli, şehitlerimizden öğrenmeli, geçmişin deneyimlerinden faydalanarak ve pratiğimize katmalıyız.
-Çıkan sorunlar karşısında olumsuz düşünmemeliyiz; umudumuzu, inancımızı ve coşkumuzu değerlerimizle, ideolojimizle büyüteceğiz.
-Hiçbir saldırı, kuşatma, koşul, süreç teslimiyetin gerekçesi değildir; düşman saldırıyorsa direneceğiz, zaferlere kitleneceğiz! Üçüncü bir yol yoktur ya direneceğiz ya da direneceğiz!
-Tarihimiz bize mücadelenin ve savaşmanın zorunluluğunu gösteriyor. Silahsız üç gerilla bizlere “Kurtuluşa Kadar Savaş!” diyor, “Şehitlerimizin Hesabını Soracağız!” diyor. Bizler de yeminlerine bağlı kalacağız ve savaşmaya, zaferler kazanmaya ant içeceğiz.
Umudumuzu Büyüten Silahsız Üç Gerilla Onurumuzdur!
*Oğuz Meşe
**Leyla Aracı
***Mahir Bektaş
