Ne ABD Emperyalizmi Ne AKP Faşizmi Kürt Halkına Kendi Kaderini Tayin Hakkını Tanımaz
Kürt Halkının Özgürlüğü Kendi Elindedir
Gerek ABD emperyalizmi gerekse de AKP faşizmi Kürt halkının kurtuluşunu sağlayamaz. Onlar sadece kullanacak araç ararlar.
Öcalan, “Türkiye Suriye Kürtlerine hamilik yapmalı” diyerek bu gerçeği görmezden geliyor. Suriye’de bir Kürt devletinin kurulmasını AKP’den istemek en hafif tabiriyle aymazlıktır. Çünkü AKP, MHP iktidarının tek derdi Kürt halkını umutsuzlaştırmak ve teslim almaktır. Suriye’nin Halep şehrinde YPG ile HTŞ arasında çatışmalar yaşanırken DEM Parti ve KCK açıklamalar yaptı.
Şunları söylediler;
“DEM Parti’den Halep açıklaması: Saldırılar Durdurulmalı
Suriye’nin Halep kentindeki saldırılarını kınayan DEM Parti, Türkiye’den bölgede ‘birleştirici, bütünleştirici’ bir tavır beklediğini bildirdi.” DW
“KCK’den Halep için Ankara’ya çağrı: Türkmenler Gibi Kürtlere de Sahip Çıkın
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıları ‘makul bir çözümü sabote etme girişimi’ olarak nitelendirdi. Türkiye’deki güncel tartışmalara da değinilen açıklamada, Ankara’ya ‘Suriye’deki Kürtlere destek olma’ çağrısı yapıldı.” RÜDAV
PKK diyor ki Kürtlere sahip çıkın. Bunu AKP faşizminden istiyor. Bunun adı celladından yardım istemektir. Ki çatışmaların sürdüğü saatte MSB (Milli Savunma Bakanlığı) HTŞ’ye SDG’ye karşı birlikte operasyon yapalım çağrısı yapıyordu.
AKP faşizmi Kürt halkının dostu değil düşmanıdır. Bugüne kadar bu gerçeği pratiğiyle defalarca kanıtlamıştır. Bugün AKP’den yardım dilenmek Kürt halkını sahipsiz bırakmaktır.
Kürt halkı da özgürlüğünü kazanan tüm halklar gibi savaşmalıdır. Ancak savaşacağı asıl güç ABD emperyalizmi ve AKP faşizmidir. Düşmanlarından yardım dilenmek acizliktir.
Öcalan, KCK ve DEM Parti Kürt halkına inanmıyor, güvenmiyor. Kürt halkının bağımsızlığını, kurtuluşunu düşmanlarından istiyor. Oysaki kurtuluş antiemperyalist, antifaşist mücadeleyle kazanılır. Bu gerçeği dünya halkları defalarca ispatlamıştır.
Vietnam Savaşı’nda ABD’nin öldürdüğü insan sayısı milyonlar olarak tahmin edilirken Vietnam’ın kendi kaynaklarına göre yaklaşık 13 milyon kişi şehit düşmüştür; kesin rakamlar tartışmalı olsa da, savaşın toplamda milyonlarca insanın hayatına mâl olduğu ve My Lai Katliamı gibi büyük sivil katliamları da içerdiği bilinmektedir. ABD emperyalizmi Irak’ta bir buçuk milyon Iraklıyı katletmiştir. Libya’da 60 bin kişiyi bombalarla katletti. Afganistan’da işgal boyunca 50 binden fazla insan yaşamını yitirmiştir.
ABD halklara özgürlük değil katliam vermiştir. Ve tüm bu saldırılarında AKP faşizmi ABD’nin destekçisi olmuş, katliamlarda rol oynamıştır. Irak ve Afganistan işgalleri sırasında ve sonrasında İncirlik Üssü’nden kalkan uçaklar katliamlar yapmıştır.
Tüm bu katliamlarda en ön safta yer alan AKP faşizmi mi Suriye’de bir Kürt devleti kurulsun ister? Elbette ki bu sorunun cevabı hayırdır. Ancak kendisine ve halkına güvenmeyenler Türkiye faşizminden yardım istiyor. Kürt halkı eğer bağımsızlığını kazanacak ve özgür olacaksa bu ancak ABD emperyalizmi ve AKP faşizmiyle savaşarak gerçek olabilir. Bunun dışındaki tüm yol ve yöntemler çıkmaz sokaktır. Bu yolun sonu sadece işbirlikçiliğe çıkar. İşbirlikçilikse Kürt halkını özgürlüğe taşıyamaz. Tam tersine Kürt halkının eline, ayağına pranga vurmaktır.
Faşizmden yardım dilenmek kendi gücünü küçümsemektir. Ve şu iyi bilinmelidir ki; AKP faşizmi Suriye’de bir Kürt devletinin kurulmasına asla müsaade etmeyecektir. Kürt devleti kurulacaksa da bu ancak savaşarak gerçekleşecektir.
Kürt halkının tek kurtuluş yolu budur. Bunun dışında tüm seçenekler AKP faşizminin, ABD emperyalizminin maşası olarak kullanılmaktan başka bir yere çıkmaz. Suriye’de ki Kürt halkı da HTŞ denilen İŞİD artıklarıyla anlaşarak değil Suriye halklarıyla birleşerek, savaşarak bağımsızlığını kazanacaktır.
Öcalan Suriye’deki Kürt halkını AKP faşizminin emri altına vermek istiyor. Oysa ki Türkiye oligarşisinin Kürt halkına ölüm, kan ve gözyaşından başka verebilecek hiçbir şeyi yoktur.
Kürt halkı Suriye’de hem HTŞ’ye hem de AKP faşizmine karşı savaşmalıdır. Haklı ve meşru bir savaş yürütmelidir. Ancak o zaman kazanabilir, kendi geleceği hakkında kendisi karar verebilir. Çünkü AKP faşizmi nasıl ki Türkiye Kürtlerine devlet kurma hakkını tanımıyorsa Suriye Kürtlerine de bu hakkı tanımayacaktır. Zaten bunu da SDG’ye karşı ihtiyaç halinde HTŞ ile birlikte sardıracaklarını açıkça söyleyerek gösteriyorlar.
Kürt halkı kendi kaderini tayin hakkını ancak savaşarak elde edecektir. Bu tarihin gerçeğidir. Bu gerçeği görmezden gelenler salt hayal peşinde koşanlardır. Kürt halkı bu gerçeği görmeli ve kendi kaderini tayin hakkı için Suriye halklarıyla birlikte savaşmalı ve mücadele etmelidir. Bağımsızlık bahşedilmez savaşarak kazanılır.
