‘90 Atılımı “Daha Hızlı Koşmalıyız”

Tarihimizden

‘90 Atılımı “Daha Hızlı Koşmalıyız”

Devrimci hareket ‘90 başlarında Atılım sürecini başlattığında böyle diyordu: Daha Hızlı Koşmalıyız!

Mart 1990 kararlarının hayata geçirilmesiyle ricat süreci gerçek anlamda bitti. Yine bu kararlarla komiteleşmeden yeraltı örgütlenmesinin oluşturulmasına, kadroların eğitiminden askeri örgütlenmenin yeni baştan yaratılmasına kadar, hareketin yeniden inşası programlandı. Ama devrimci hareket bu süreçte hiç sorun yaşamadı değil. Bu süreç, eskinin ayak dirediği, yeninin ayak direyenle hesaplaşıp yoluna devam ettiği bir süreç oldu. Cesaret ve atılganlık, sürecin belki de en önemli ihtiyacıydı. Ve bu ihtiyaca cevap verilebildiği ölçüde atılan adımlar büyütüldü. Kendiliğindenciliğin ağır bastığı süreç aşılarak, her alanda örgüt iradesi egemen kılınmaya başlandı. Legalizm hızla aşıldı.

İlk adım kolektif örgütlenmeye yönelmekti, önce bu gerçekleştirildi. Tüm çalışma alanlarında tek insana dayalı ilişkilerden çıkılıp komiteleşmelere gidildi. Her alanda hızla yeraltı örgütünün gerekli kıldığı mekanizmalar yaratılmaya başlandı. Yeraltı kavramı bu süreçte gerçek anlamına kavuşturuldu. Yeraltı örgütlenmesi güçlendirildi, legaliteyle arasındaki ilişki yeni baştan düzenlendi. Örgütün yeniden

şekillendirilmesi ve üyelik temelinde bir örgütsel ilişki ağına geçiş konusunda belirleyici adımların atılması da bu sürece denk düşüyor.

Askeri örgütlenmenin bir gerilla ordusu perspektifiyle yeni baştan ele alınması ve geliştirilmesi konusunda önemli mesafeler kat edildi. Birçok insan silahlı mücadele içine çekildi. Savaş Anadolu’ya yayılmaya başladı. Devrimci hareket zaman zaman darbelere maruz kalsa da silahlı örgütlenmeye sürekli büyüyen ve yayılan bir örgütlenme niteliği kazandırıldı. Atılımla birlikte ülkemizin dağları Devrimci Sol gerillalarıyla buluştu. Karadeniz’den Toroslara, Ege’den Kürdistan dağlarına kadar her yere Devrimci Sol gerillaları ayak bastı. Bu süreçte halk düşmanları, işkenceci katiller Devrimci Sol’un adaletiyle karşılaştılar. Devrimci hareketin adı bu süreçte halkın adaletiyle özdeşleşti.

Bütün bu dönem boyunca, isçi sınıfının 3 Ocak eyleminden öğrenci gençliğin 6 Kasım boykotuna; gecekondu halkının kondularını savunmak için ya da yol sorununu çözmek için yaptığı direnişlere; kamu emekçilerinin Temmuz eylemlerinden cezaevlerinin ve tutsak yakınlarının direnişlerine kadar emekçilerin her sorun ve talebinde her eyleminde devrimci hareketin katılımını, yönlendiriciliğini, doğru önderlik ve politikalarının izlerini görmek mümkündür.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar