Home Eğitim Devrimci Okul SOSYALİZMİ NEDEN ZİHİNLERDEN BİLE SİLMEK İSTİYORLAR?

SOSYALİZMİ NEDEN ZİHİNLERDEN BİLE SİLMEK İSTİYORLAR?

0

EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİLERİ DEVRİMİ, SOSYALİZMİ, HALKLARIN SİLAHLI KURTULUŞ MÜCADELESİNİ ZİHİNLERDEN BİLE SİLMEK İSTİYOR ASLA BAŞARAMAYACAKLAR!

ÇÜNKÜ DÜNYA HALKLARI SOSYALİZMİN KAPİTALİZMİ YENEBİLDİĞİNİ GÖRDÜ

ÇÜNKÜ DÜNYA HALKLARI; DİYALEKTİK MATERYALİZMLE DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENDİ, ONU KENDİ KURTULUŞUNA GİDEN EYLEM KILAVUZU OLARAK KAVRADI!

Abdullah Öcalan’ın PKK’yi feshedip silahları yakmakla kalmadı ve silahı zihinlerden bile silmek istediklerini söyledi.

Aynı yerde birleşen AKP faşizmi, hazırladığı süreç komisyonu raporunda şöyle ifade etti: “Silahların sadece elden bırakılması değil, gönüllerden ve zihinlerden de bırakılması…”

Emperyalizm, işbirlikçi oligarşi ve Kürt milliyetçi hareket, aynı noktaya vuruyor: Silahlı mücadeleyi halkın zihninden bile kazımak!

Sosyalizmi, silahlı mücadeleyi zihinlerden silmek neden bu kadar önemli?

1)Sosyalizm, kapitalizmin yenilebileceğini kanıtlayarak tüm halklara umut olmaya devam ediyor.

2)Sosyalizm, bilimsel düşünme tarzıyla halkların zihninde yaşadığı sürece; devrim potansiyeli her zaman var olacak demektir.

Bu da emperyalizm ve işbirlikçileri için her zaman tehlikedir.

Emperyalizm açısından; devrim, devrimcilik ve sosyalizmi zihinlerden silme çabası, basit bir propaganda faaliyeti değil, sınıfsal ve tarihsel bir zorunluluktur. Çünkü sosyalizm, basit bir iktidar değişikliği değil, bir ideolojiyi, bir düşünce ve eylem biçimini ifade eder.

Bu nedenle emperyalizm için en büyük tehlike, sosyalizmin sadece iktidara gelmesi değil; halklar açısından düşünülebilir olmaya devam etmesidir.

Diyalektik materyalizmin nihai hükmü açıktır:

Düşünceden silinemeyen, tarihten de silinemez. Yani devrimler, hala onlar açısından çok yakın bir tehlike, halklar açısından gerçekleşebilir çok somut bir gerçeklik, mutlak gelecektir!

Devrimi, devrimciliği, sosyalizmi zihinlerden bile silmek, emperyalist bir programdır.

Neden tüm emperyalistlerin korkulu rüyası, kâbusudur sosyalizm?

SOSYALİZMİ NEDEN ZİHİNLERDEN BİLE SİLMEK; TARİHSEL, SİYASİ, İDEOLOJİK, KÜLTÜREL, DUYGUSAL OLARAK YOK ETMEK İSTİYORLAR?

Devrim, devrimcilik ve sosyalizmi yalnızca siyasal alandan değil; bilinçten, kültürden ve duygulardan da silmeye çalışıyorlar. Çünkü sosyalizm salt bir düşünce biçimi değildir. Bu yüzden sosyalizme karşı verdikleri savaş, bir “fikirler savaşı” değil; maddi üretim ilişkileriyle bu ilişkilerin ürettiği bilinç biçimleri arasındaki diyalektik çatışmadır. Emperyalizmin sosyalizmden korkusu, tarihsel ve sınıfsal zorunluluklara dayanır.

Sıralayacak olursak;

1)TARİHSEL NEDENLER

*Tarihsel materyalizme göre tarih; bireylerin fikirlerinin değil, üretim tarzlarının ve sınıf mücadelelerinin tarihidir. Bu nedenle Marks; “Tarih, sınıflar savaşımıdır” der. Lenin ise emperyalizmi, kapitalizmin en yüksek ve son aşaması olarak tanımlar. Bu aşamada krizler derinleşir; sosyalizm, bu krizlerin tarihsel çözümü olarak ortaya çıkar.

*Sömürgelerde ve yarı sömürgelerde sosyalizm, ulusal kurtuluşla birleşmiştir. Bu durum emperyalist merkezlerin tarihsel çıkarlarını doğrudan tehdit etmiştir.

Bu nedenle emperyalizm yalnızca sosyalist devletlerle değil, sosyalizmin tarihsel hafızasıyla da savaşır.

*Sosyalizm, kapitalist üretim tarzının içsel çelişkilerinden yani kapitalizmin bağrından doğmuştur.

*Proletaryanın ilk iktidarı olan 1917 Ekim Devrimi, ilk kez şu tarihsel gerçeği maddi olarak kanıtlamıştır:

-Üretim araçları toplumsallaştırılabilir.

Yönetilenler, yöneten olabilir.

İşçi sınıfı iktidarı alıp kendi devletini kurabilir.

*Emperyalizm açısından, bu yalnızca bir iktidar değişikliği değil, halkların tarihin yönünün değiştirebileceğinin kanıtıdır.

Bu nedenle emperyalizm, sosyalizmi yalnızca yenmeye değil, tarihsel olarak zihinlerden de silmeye yönelir.

2)SİYASAL NEDENLER

*Marksizm’e göre devlet, “toplumun üstünde duran tarafsız bir yapı” değil, egemen sınıfın baskı aygıtıdır.

*Sosyalizm;

Egemen sınıfların devlet tekelini hedef alır; burjuva devletinin sınıfsal karakterini açığa çıkarır.

Devleti, sönümlenmesi gereken tarihsel bir aygıt olarak tanımlar.

*Emperyalizm ise;

-Ulus devletleri bağımlılık zincirleriyle denetler.

-Siyasal kararları sermayenin ihtiyaçlarına tabi kılar.

*Devrimci siyaset, halkları yönetilen olmaktan yöneten olmaya taşır; bu durum emperyalizm için kabul edilemezdir.

*Emperyalizm, dünya ölçeğinde bağımlılık ilişkilerini sürdürmek ister; sosyalizm ise siyasal bağımsızlığı ve halk egemenliğini savunur.

*Devrimci siyaset, kitlelerin pasif yurttaşlıktan aktif özneye (yani düşünme başta olmak üzere her türlü yetisi ve refleksleri köreltilmiş, her söyleneni koşulsuz kabullenen köleler olmaktan çıkararak kendi bağımsızlığı ve kendi iktidarı için dönüşen bilinçli, örgütlü bir sınıfa) dönüşmesini sağlar. Bu durum emperyalizmin hedeflerinin önündeki en büyük engeldir.

Bu yüzden sosyalizm yalnızca bastırılmaz, aynı zamanda ‘’ütopya’’, ‘’başarısızlık’’ veya ‘’diktatörlük’’ yalanlarıyla siyasal meşruiyetten uzaklaştırmaya, halktan tecrit etmeye çalışır.

*Emperyalizm, sosyalizmi siyasal alanda:

Kriminalize eder, terörist diye yaftalar.

Gayrimeşru ilan eder.

Silahlı ve silahsız reformizmi kullanarak etkisizleştirmeye çalışır.

3)İDEOLOJİK NEDENLER

*Diyalektik materyalizm, bilinci maddi yaşam koşullarının ürünü olarak ele alır ve bilinci, tarihsel bir güç olarak da açıklar.

*Burjuva ideolojisi;

-Kapitalizmi doğallaştırır.

-Sömürü düzenini “alternatifsiz” ilan eder.

-Sömürüyü görünmez kılar (yeni sömürgecilik hileleri ve reformizmle)

*Sosyalist ideoloji ise;

Yeni sömürgecilik hilelerini açığa çıkarır, halkların gözüne indirilen perdeyi yırtar.

Artı değer sömürüsünü teşhir eder.

Eşitsizliğin yapısal karakterini açıklar.

Burjuvazinin askeri, ideolojik, kültürel, siyasi, ekonomik tüm saldırıları göstererek halka siyasi gerçekleri açıklar.

*Diyalektik materyalizm, idealizmi ve metafizik düşünceyi reddeder; dünyayı değiştirilebilir maddi ilişkiler bütünü olarak kavrar.

*Emperyalist ideoloji ise; kapitalizmi doğal, kaçınılmaz ve insan doğasına uygun göstermeye çalışır.

*Bu yüzden emperyalizm, sosyalizmi yalnızca “yanlış” göstermekle kalmaz; işkence, hapishane, katliamlarla korku yaratarak, idealizmi beyinlere işleyerek düşünülmesini bile “yanlış” ve “tehlikeli” hale getirmeye çalışır.

4)KÜLTÜREL NEDENLER

*Kültür, Marks’ın ifadesiyle üst yapıdır; ancak sınıf egemenliğinin yeniden üretiminde merkezi bir rol oynar. İdeolojiyi yaymanın ve ideolojik iknanın merkezinde yer alır.

*Emperyalist kültür endüstrisi;

-Bireyciliği kutsallaştırır.

-Rekabeti varoluş biçimi yaparak doğallaştırır.

-Tüketimi; bir kimlik haline getirmeye çalışır, anlamın ve değerin yerine koyar.

*Sosyalizm ise kültürel olarak;

Dayanışmayı,

Ortak emeği,

Ortak geleceği savunur.

Sınıf bilincini merkeze alır.

*Bu nedenle sosyalizm;

-Burjuva sinemalarında distopya (kelime anlamıyla tersinden demektir, çok açık biçimde tersinden gösterir. Örneğin; Hayat Güzeldir adlı filmde, Nazi toplama kampındakilerin kurtarılma anı, tanklarıyla giren ABD askerleri olarak gösterilir. Tüm dünya Sovyet askerlerinin kurtardığını bilse dahi, açıkça çarpıtarak ve yalan söyleyerek Amerikan propagandası yapar.)

-Eğitimde tabu (gerçekleşmesi imkânsız bir ütopya, konuşulması ve anlatılması ayıp, suç, yasaklı olarak gösterir)

-Sinemada, edebiyatta, eğitimde, medyada sosyalizm karikatürize edilir. (Sosyalizm karikatürize edilerek halkın gözünden düşürülmeye, değersizleştirilmeye çalışılır.) Bu yolla halk ve devrimciler demoralize edilmeye veya görünmez kılınmaya çalışılır.

5)DUYGUSAL NEDENLER

*Hiçbir egemenlik yalnızca zorla sürmez; duygular da yönetilir. Duygu, içten gelen veya kendiliğinden oluşan bir şey değildir. Duygularımız da sınıfsaldır, bu nedenle emperyalizm duygularımıza da hükmetmek ve yönlendirmek ister.

*Emperyalizm;

-Korku üretir. (Açlık, işsizlik, güvencesizlik, geleceksizlik)

-Yalnızlık üretir. (Bireycilik)

-Umutsuzluk üretir (Değişmezlik hissi yaratır, bu düzen böyle gelmiş böyle gider der)

*Sosyalizm ise;

-Umut yaratır.

-Umudu örgütler.

-Kolektif öz güven yaratır.

-Kolektif cesaret üretir.

-Ortak kurtuluşa inanç yaratır. (İnanç; bilgi ve gerçeğin birleştiği duygu yoğunluğudur)

-Umut üretir.

-“Başka bir dünya mümkün” duygusunu canlı tutar.

*Bu, egemenler açısından tehlikelidir; çünkü korkan kitleler yönetilir, umutlanan kitleler harekete geçer. Bu nedenle sosyalizmi yalnızca yanlış değil, “tehlikeli bir hayal” olarak gösterir.

*Bu nedenle sosyalizm, egemenler açısından yalnızca bir ideoloji değil, aynı zamanda sömürü düzenine karşı duygusal bir isyandır. Bilimsel temele oturan güçlü ajitasyonlarıyla, halkın duygularını örgütleyip devrim lehine harekete geçirir.

6)SINIFSAL NEDENLER

*Tüm başlıkların temelinde sınıflar mücadelesi vardır.

*Emperyalizm;

-Uluslararası burjuvazinin,

-Finans kapitalin,

-Tekellerin çıkarlarını temsil eder.

*Sosyalizm ise;

-İşçi sınıfının tarihsel yararını,

-Ezilen halkların kurtuluşunu,

-Sınıfsız sömürüsüz bir düzenini savunur.

*Bu yüzden halklar için tek kurtuluş yolu olan sosyalizm; emperyalizm için büyük bir tehlikedir.

ÖZETLEYECEK OLURSAK;

*Sosyalizmi zihinlerden silme çabası, aslında sosyalizmin tarihsel ve siyasal gücünün, emperyalizm cephesinden itirafıdır.

*Diyalektik materyalizme göre çelişkiler bastırılamaz, yalnızca ertelenir. Hiçbir egemenlik biçimi sonsuz ya da yıkılamaz değildir. Üretim ilişkileri, üretici güçleri geliştirmediğinde, mutlaka değişip bir sonraki topluma evrilecektir. Yani devrim; kaçınılmaz bir gerçek, silahlı mücadele tek seçenektir.

*Kapitalizmin krizi yapısaldır, diğer bir deyişle kapitalizm demek, kriz demektir.

Krizi derinleştikçe sosyalizm yeniden ve yeniden gündeme gelir.

Çünkü sosyalizm bir fikir değil, maddi yaşam koşullarının zorunlu sonucudur.

Tarihsel materyalizm açısından kesin olan şudur: Halklar sömürüldükçe, sosyalizm düşünülecek; düşünüldükçe yeniden doğacaktır. Halkların maddi koşulları değiştikçe, sosyalizm düşüncesi bastırılsa bile yeniden ortaya çıkacaktır.

EMPERYALİZMİN, SOSYALİZMİ ZİHİNLERDEN SİLMEK İSTEMESİNDEKİ AMACI VE YÖNTEMLERİ

Emperyalizm açısından; devrimcileri katletmek, hapsetmek, tecrit etmek, terörist ilan etmek yetmiyor. Sosyalizmi, zihinlerden bile silmek ve ihtimal olarak dahi anılmasını engellemeye çalışıyor.

Marks’ın ifadesiyle, ‘’İnsanların bilincini belirleyen onların varlığı değildir; tersine, onların toplumsal varlığı bilinçlerini belirler.’’

Bu nedenle emperyalizmin ideolojik saldırıları, bağımsız fikirler alanında değil, maddi üretim ilişkilerinin yeniden üretimi açısından ele alarak anlatalım:

1)Tarihsel materyalizm, tarihi üretim tarzlarının ve bu tarzlar içindeki sınıf mücadelelerinin hareketi olarak kavrar. Sosyalizm, kapitalizmin içsel çelişkilerinin zorunlu ürünüdür.

Marks ve Engels, Komünist Manifesto’da bu durumu açıkça ifade eder: ‘’Burjuvazinin mezar kazıcılarını yarattığını söylemek, tarihsel bir tespittir.’’

1917 Ekim Devrimi, sosyalizmin yalnızca teorik değil, tarihsel olarak mümkün olduğunu göstermiştir. Lenin bu kırılmayı şöyle tanımlar: “Kapitalizmin zinciri, en zayıf halkasından kırılmıştır.”

Bu tarihsel deneyim, emperyalizm açısından kabul edilemez bir olgudur; çünkü kapitalizmin tarihsel sonlu bir üretim tarzı olduğunu kanıtlamıştır. Bu nedenle emperyalizm, yalnızca sosyalist pratikle değil, onun tarihsel belleğiyle de savaşmaktadır.

2)Marksist devlet teorisine göre devlet; Engels’in tanımıyla “Toplumun kendi iç çelişkilerinden doğmuş ama toplumun üzerinde duran bir baskı aygıtıdır.”

Sosyalizm, bu aygıtın sınıfsal niteliğini açığa çıkarır ve devleti tarihsel olarak sönümlenecek bir yapı olduğu gerçeğini anlatır.

Emperyalizm ise devletleri;

*Borçlandırma mekanizmalarıyla,

*Askeri ittifaklarla,

*Neoliberal (yeni sömürgecilik) hukuk sistemine bağımlı kılar.

Lenin’in emperyalizm analizinde vurguladığı gibi “Emperyalizm, birkaç büyük gücün dünyayı paylaşmasıdır.”

Bu haksız paylaşım düzeni, devrimci siyasetin kitlesel özneleşmesini doğrudan tehdit olarak algılar.

Bu nedenle sosyalizm siyasal alanda kriminalize edilir, marjinalleştirilir ve reformist söylemlerle etkisizleştirilmeye çalışılır.

3)EMPERYALİZM, DÜZENİNİ HALKLARIN GÖZÜNDE NASIL GÖSTERİR?

*“Başka alternatif yok”

*“Piyasa özgürlüktür”

*“Başarı bireysel yetenek meselesidir”

Sosyalizm ise bu ideolojik yapıyı çözer; artı değer sömürüsünü, metalaştırmayı ve yabancılaştırmayı tespit eder ve tersine çevirir.

Bu nedenle emperyalist ideoloji, sosyalizmi yalnızca eleştirmez; onu düşünülemez, hayata geçirilemez gibi göstermeye çalışır.

4)KÜLTÜR, KAPİTALİST TOPLUMDA SINIF EGEMENLİĞİNİN YENİDEN ÜRETİLDİĞİ TEMEL ALANLARDAN BİRİDİR.

Üçüncü Emperyalist Bunalım döneminde kültür;

*Dizilerle rekabeti ve bireysel yükselişi yüceltir,

*İnternetle ve “kişisel gelişim” safsatalarıyla başarıyı tüketimle eşitler,

*Eğitim sisteminde kolektif düşünceyi bastırır, hatta yok eder.

Sosyalizm bu yüzden kültürel alanda ya diktatörlükle özdeşleştirilir ya da çağdışı, tarihin çöplüğüne ait bir fikir gibi sunulur.

5)EMPERYALİZM YALNIZCA DÜŞÜNCELERİ DEĞİL, DUYGULARI DA YÖNETİR. GÜNCEL PROPAGANDA ÖRNEKLERİ:

*Güvencesiz çalıştırmanın “esneklik” olarak sunulması

*Yoksulluğun “kişisel başarısızlık” olarak gösterilmesi

*Dayanışmanın “bağımlılık” gibi algılanması

Oysa sosyalizm; kolektif umut, sınıf bilinci, halkta tarihsel öz güven yaratır, halk ve vatan sevgisi üretir.

Bu nedenle egemen ideoloji, sosyalizmi karabasan gibi görürken halka da “tehlikeli hayal” olarak gösterir.

6)EMPERYALİZM, ULUSLARARASI BURJUVAZİNİN ÇIKARLARINI; SOSYALİZM İSE İŞÇİ SINIFININ VE EZİLENLERİN TARİHSEL ÇIKARLARINI TEMSİL EDER. BU KARŞITLIK UZLAŞTIRILAMAZDIR.

EMPERYALİZM, NEDEN DEVRİMLERİ, SİLAHLI MÜCADELEYİ, SOSYALİZMİ ZİHİNLERDEN SİLMEK İSTİYOR?

Nedenleri, madde madde sıralayalım:

*Neden: Sosyalizm yalnızca bir siyasal program değildir.

Çünkü: Sosyalizm, dünyayı açıklayan ve dönüştüren bilimsel bir düşünme tarzıdır. Zihinde var olduğu sürece potansiyel bir eylem gücü olarak kalır.

*Neden: Devrim düşüncesi, fiili devrimden önce gelir.

Çünkü: Marks’ın vurguladığı gibi maddi güç; ancak bilinçle birleştiğinde tarihsel özne olur. Bilinç yok edilmeden, devrimci potansiyel yok edilemez.

*Neden: Sosyalizm, kapitalizmin tarihsel olarak mutlaka sona ereceğini öğretir.

Çünkü: Kapitalizmin geçici olduğunu bilen bir zihin, sömürüye kader gözüyle bakmaz. Bu bilgi meşruiyeti çözer.

*Neden: Sosyalizm sınıf bilinci üretir.

Çünkü: Sınıf bilinci bireysel sorunları kolektif sömürü ilişkileriyle ilişkilendirir. Bu noktada rıza mekanizmaları çöker.

*Neden: Sosyalizm korku yerine umut üretir.

Çünkü: Korkan birey yönetilir, umutlanan ise kolektif harekete geçer. Umut emperyalizm için tehlikelidir.

*Neden: Sosyalizm, alternatif bir ahlak üretir.

Çünkü: Dayanışma ve eşitlik değerleri, piyasa ahlakını ve rekabet ideolojisini geçersiz kılar.

*Neden: Sosyalizm, tarihsel hafıza yaratır.

Çünkü: Geçmiş devrim deneyimleri, gelecekteki mücadeleler için örnek ve cesaret kaynağıdır. Yapmıştık, yine yapabiliriz güveni yaratır.

*Neden: Sosyalizm, kültürel hegemonyayı tehdit eder.

Çünkü: Sanat, edebiyat ve bilim alanında kolektif perspektif üretir; burjuvazinin kültürünü ve sanatını yok ederek halkın beğenilerini ve bilincini yükseltir.

*Neden: Sosyalizm ulusal bağımsızlıkla birleşir.

Çünkü: Emperyalist bağımlılık ilişkileri ancak sınıfsal kurtuluş perspektifiyle kırılabilir.

*Neden: Sosyalizm ezilenlerin öz saygısını yükseltir.

Çünkü: Ezilenler kendilerini tarih yapan özne olarak gördüklerinde boyun eğmezler.

*Neden: Sosyalizm yenilgiyle bile öğretir.

Çünkü: Yenilgiye uğramış, geriye dönüşler yaşamış devrimler dahi deneyim, ders ve bilinç üretir. Emperyalizm, halklardaki bu bilgiyi ve bilinci silmek ister.

*Neden: Sosyalizmi unutturmak istiyorlar.

Çünkü: Hatırlayanlar itaat etmez, örgütlenmeye ve hakkı olanı söke söke almaya yönelir.

*Neden: Kolektif bilinci boğuyorlar.

Çünkü: Kolektif bilinç örgütlenir.

*Neden: Umudu alaya alıyorlar.

Çünkü: Umutlanmış halk durdurulamaz.

*Neden: Sosyalizmi “geçmiş” ilan ediyorlar.

Çünkü: Yeninin, geleceğin ondan doğacağını biliyorlar.

*Neden: Sosyalizm dijital alan dahil, her alanda görünmez kılınmak istenir.

Çünkü: Algoritmalar, tekellerin ideolojik aygıtı haline gelmiştir.

-Arama motorları devrimci içeriği siler.

-Sosyal medya, bireysel başarıyı ödüllendirir.

-Kolektif mücadele “aşırılık” olarak etiketlenir.

-Halktan tecrit etmek istenir.

-Veri kapitalizmi, bilinci hedef alır. Çünkü bilinç, günümüzde dikkat ve duygu ekonomisi üzerinden şekillenir.

-Hız, derinliğin düşmanıdır.

-Tepki, düşünmenin yerine geçer.

Sosyalizm bu yüzden dijital çağda yalnızca yasaklanmaz; boğulur.

SOSYALİZME YÖNELİK KARALAMALAR

İddia: Sosyalizm, insan doğasına aykırıdır.

Cevap: Doğaya ve bilime aykırı olan; insanın, insan tarafından sömürülmesidir. “İnsan doğası” değil, tarihsel koşullar vardır ve sosyalist devrimler, o koşulların ürünüdür.

İddia: Sosyalizm denendi ve başarısız oldu.

Cevap: Sosyalizm yenilmemiştir. Bireycilik, halktan kopup bürokratlaşma, milliyetçilik gibi nedenlerle, içten içe çürüyüp kapitalizme dönen ülkeler olmuştur. SSCB, revizyonistler eliyle yıkılmıştır. Ancak yenilen, sosyalizm değil revizyonizmdir.

İddia: Piyasa özgürlüktür.

Cevap: Aç ve işsiz kalma özgürlüğü, özgürlük değildir.

İddia: Birey her şeydir. Sosyalizm, bireye karşıdır.

Cevap: Bireyin gücü; örgütlü yapı içerisinde, devrimin önüne koyduğu sınırsız olanaklar sayesinde açığa çıkar. Sosyalizm yetenek ve bilinç kazandırır. Sosyalistler bireye değil, bireyciliğe karşıdır.

SONUÇ OLARAK;

Tarihsel Hüküm:

Emperyalizmin amacı; devrimi halklar açısından düşünülemez hale getirmektir.

Ama tarihsel materyalizm şunu öğretir:

Maddi çelişkiler sürdükçe, onları kavrayacak bilinç de yeniden doğar.

Bu nedenle sosyalizm;

*Bastırılsa da geri döner.

*Çarpıtılsa da öğrenilir.

*Unutturulsa da yeniden hatırlanır.

Çünkü sosyalizm mutlak gelecektir!

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version