Home Eğitim Açıklamalar Çağdaş Hukukçular Derneği: Avukat Naim Eminoğlu Kimdir ve Neden “Susturulmak” İstenmektedir?

Çağdaş Hukukçular Derneği: Avukat Naim Eminoğlu Kimdir ve Neden “Susturulmak” İstenmektedir?

0

Çağdaş Hukukçular Derneği’nin Avukat Naim Feyzullah Eminoğlu’nun komplo ile tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamayı paylaşıyoruz.

*

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube yönetim kurulu üyemiz ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarından Av. Naim Eminoğlu dün sabah saatlerinde hukuk bürosuna yapılan bir polis baskını ile gözaltına alındı ve 11.12.2025 tarihinde çıkarıldığı sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. Av. Naim Eminoğlu’na “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü”ne üye olma suçlaması yöneltildi. Bu dayanaktan tamamen yoksun ve açıkça siyasi nitelik taşıyan kumpasın detaylarını kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu doğmuştur.

Soruşturmanın Dayanağı ve Sözde Deliller

Meslektaşımız Naim Eminoğlu dün gözaltına alındığı esnada avukatlarına sözlü olarak suçlamanın “FETÖ/ PDY” kapsamında olduğu bilgisi verilmiştir. Son yıllarda olağan işleyiş haline geldiği üzere gözaltı kararı ile birlikte 24 saat avukat kısıtlaması ve dosya kapsamında da gizlilik kararı verildiği için meslektaşımıza yöneltilen suçlamaların detayları ancak bugünkü ifade işlemleri ile öğrenilebilmiştir.

Kolluğun iddiasına göre 14.10.2025 tarihinde kimliği belirsiz “bir şahıs” tarafından kolluğa şube yöneticimiz Av. Naim Eminoğlu ile ilgili bir e-posta gönderilmiştir. Sorgu tutanağına da yansıdığı şekliyle ilgili eposta içeriği şu şekildedir:

“Bir ihbarda bulunmak istiyorum, adını Naim Feyzullah Eminoğlu olarak biliyorum. Kayseri’de FETÖ’nün okulu Melikşah Üniversitesi’nde hukuk okudu, FETÖ’nün evlerinde ve yurtlarında kaldı ama hala avukatlık yapıyor İstanbul’da, hala FETÖ’yü öven ve devleti kötüleyen söylemlerde bulunuyor, bu insanlar adaletin yargının içine sızmaya çalışıyor. Ben vatanını milletini seven bir vatandaş olarak bunların önünün kesilmesini istiyorum.”

Sözde vatanını-milletini seven ve ihbarcılığı ile övünen kimliği belirsiz bu şahıs tarafından yapılan ihbar üzerine meslektaşımız hakkında bugün tutuklanmasına yol açan söz konusu soruşturma başlatılmıştır. İhbarcının “resmi” kimliği tarafımızca bilinmese de siyasi şubenin son yıllardaki bir diğer hukuksuz pratiğinin kendi ihbarcısını yaratmak olduğu hepimiz için aşikârdır. Şüphesiz ki ihbarın içeriği de tamamen soyut bir değerlendirme niteliğindedir ve bu haliyle herhangi bir delil değeri bulunmamaktadır. Ancak yine de belirtmek isteriz ki soruşturma kapsamında meslektaşımız hakkında ihbarda dile getirilen iddiaları destekleyici hiçbir delil bulunamamıştır ve rahatça altını çiziyoruz: bulunması da imkânsızdır.

Kendi çamurunu üzerimize sıçratmak isteyen siyasi iktidar ve onun kolluğu, amacına ulaşabilmek için meslektaşımızın eğitim gördüğü üniversite, o dönemdeki ev arkadaşları, Üniversite okuduğu Kayseri’de veya memleketi Maraş’ta iletişim kurduğu rehberlik öğretmeninden, mahalle bakkalına kadar farklı kişilere ilişkin kopuk kopuk ve teyidi de mümkün olmayan bilgilerle komplo kurmuş ve meslektaşımız Naim Eminoğlu tutuklanmıştır.

Eminoğlu hakkında tutuklamaya dayanak yapılan deliller özetle şu şekilde sıralanmıştır:

Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrencilik yapmış olması

-Üniversite okurken Kayseri’de kaldığı öğrenci evi ve ev arkadaşları

-Öğrencilik yıllarında telefon kayıtları içerisinde görüştüğü kişilerin bir kısmı hakkında FETÖ/PDY kapsamında işlem yapıldığı iddiası

Görüldüğü üzere, Avukat Naim Eminoğlu’na devlet eli ve onayı ile kurulmuş bir Üniversiteye, yine devletin düzenlediği üniversiteye giriş sınavını kazanmak suretiyle kayıt yaptırmış olması; ailesinden uzakta başka bir şehirde yaşayan birçok üniversite öğrencisi gibi (sorgu tutanağında da belirtildiği üzere Eylül 2012-Nisan 2013 tarihlerinde) paylaşımlı bir evde ikamet etmek zorunda kalması dışında kişisel bir fiil isnat edilmemiştir. Telefon kayıtları konusu ise daha da abesle iştigaldir. Zira örgütle ilişki olarak sunulan konuşmaların karşı tarafında yer alan bir kısım kişiler Naim Eminoğlu’nun öğretmenleri, okul arkadaşları gibi kişilerdir. Listelenen telefon kayıtları arasında 2008 yılına ait kayıtlar dahi vardır. Bu tarihlerde ise meslektaşımız Naim Eminoğlu henüz yalnızca 15 yaşında bir lise öğrencisidir.

Meslektaşımıza herhangi örgütsel bir fiil isnat edilemeyince, telefonun karşı tarafındaki kişilere yöneltilen ithamlar bir suç delili olarak değerlendirilmiştir. Açıktır ki delil diye sunulan bu hususların hiçbiri TCK 314 kapsamında aranan kriterleri karşılamamaktadır. Kısacası karşımızda son yıllarda sıkça karşılaştığımız türden tamamen uydurma, hiçbir dayanağı olmayan bir dosya ve acizce bir komplo bulunmaktadır. Bu dosya maddi gerçeklikten değil, siyasi ihtiyaçlardan üretilmiş bir dosyadır. Bu kadar alelacele ve mesnetsiz iddialarla meslektaşımızın apar topar tutuklanmasının nedenleri hem meslektaşımız Naim Eminoğlu’nun avukatlık pratiğinde hem de derneğimizin avukatlık geleneğinde aranmalıdır.

Avukat Naim Eminoğlu Kimdir ve Neden “Susturulmak” İstenmektedir?

1993 yılında Kahramanmaraş’ta doğan meslektaşımız Naim Eminoğlu, yoksul bir halk çocuğudur. Üniversiteye kadar devlet okullarında eğitim almış, 2012 yılında üniversite sınavına girerek Kayseri ilinde bulunan Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesini tam burslu olarak kazanmıştır. Bu okulun 2016 yılında darbe girişimi akabinde kapatılması sonrasında Naim Eminoğlu Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçiş yapmış ve oradan mezun olmuştur.

Meslektaşımız derneğimize 2015 yılında henüz öğrenci iken üye olmuş ve öğrenci-stajyer hukukçular çalışmalarında aktif olarak yer almıştır. 12 Ekim 2017 tarihinde Naim Eminoğlu henüz Ankara Barosuna bağlı bir stajyer avukatken sosyalist olması nedeniyle ile uzun süre tutuklu yargılanmış ve 24 Aralık 2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Daha sonra stajını başarıyla tamamlamasına rağmen, muhalif olan birçok stajyerin başına geldiği gibi meslektaşımız Naim Eminoğlu’nun da ruhsatı keyfi bir biçimde gasp edilmiştir. Bu dönemde Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon da dahil birçok çalışmanın içerisinde aktif yer alan meslektaşımız yıllar sonra mesleğe başlayabilmiş ve hakkındaki bu keyfi işlem ile ilgili Anayasa Mahkemesi de ihlal kararı vermiştir.

Avukat Naim Eminoğlu meslek hayatı boyunca ÇHD’nin Uluslararası İlişkiler Komisyonu başta olmak üzere birçok komisyonunda canhıraş çalışmış, mesleğini Türkiye’deki ezilen halkların, yoksulların, işçi ve emekçilerin adalet mücadelesine destek olma ilkesi çerçevesinde ifa etmiştir. Bu kapsamda Amasra’da yaşamını kaybeden 41 maden işçisinin, Maraş’taki Hacı Ömer Apartmanı dosyası ile İslâhiye’deki Gözde Apartmanı dosyası başta olmak üzere 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da, Maraş’ta, İslâhiye’de onlarca deprem dosyasında faillerin cezalandırılması ve ailelerin adalet çığlığına hukuken bir yanıt üretilebilmesi için mücadele etmiştir. Ayrıca meslektaşımız Gayrettepe Gece Kulübü İşçi Katliamı ve Bolu Kartalkaya Katliamı gibi dosyaların da avukatlığını üstlenmiştir. Yine Kuyu Tipi Hapishanelere karşı süregelen açlık grevi ve ölüm orucu direnişlerini sürdüren devrimcilerin avukatları arasında da yer almaktadır. Bu dosyalarda sergilediği avukatlık pratiği ile Naim, siyasi iktidarın ve sermaye çevrelerinin doğrudan sorumluluğunu gündeme taşıdığı için bugün kendisi hedef haline getirilmiştir. Gözaltına alınmasından sadece üç gün önce (7 Aralık 2025) Avukat Naim Eminoğlu 6 Şubat depremlerinde yakınlarını yitiren ailelerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu tarafından 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesinin binlerce kişinin ölümünden sorumlu faillerin cezasız kalmasına yol açacağını belirten ve deprem suçlarının kapsam dışı bırakılmasını talep eden bir basın açıklamasına katılmış ve şunları söylemiştir:

“6 Şubat depremi sonrasında eski avukatları ziyaret ettik. ‘99 depreminde ne yaptınız, nasıl bir yol izleyelim’ dedik. Bana dediler ki; ‘hiçbir şey olmadı, olmayacak, 2 sene sonra af çıktı, davalar kapatıldı. Şimdi de aynısını yaşıyoruz. Asrın felaketi diyorlar, asrın katliamı bu. Böyle bir yasayı çıkartıp ‘katilleri’ serbest bırakacaksınız. Bu katilleri nasıl affedebiliriz?”

Avukat Naim Eminoğlu’nun kısa meslek hayatının bu son derece özet dökümüne bakıldığında esasında bugün neden “FETÖ/PDY” gibi abesle iştigal bir suçlama ile üzerine çamur atılmaya çalışıldığı, neden alelacele tutuklanarak susturulmak istendiği açıktır. İşçileri katledenler, insanlara mezar olan binaları inşa edenler, bütün bunlara göz yuman sözde yetkililer, yani halka, işçi-emekçiye düşman olanlar, doğaldır ki ÇHD’li avukatlara da düşman olacaklardır. Bunda şaşıracak bir şey görmüyoruz, bedel de ödesek, bu düşmanlığı hak etmemizi sağlayan geleneğimizle gurur duyuyor, başımız dik geziyoruz.

MESNETSİZ İDDİALARI SAHİPLERİNE İADE EDİYORUZ!

Öncelikle şu hususun altını çizmek isteriz ki, derneğimiz ÇHD, Gülen yapılanmasının özellikle yargı ve emniyet yapılanması nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir kurumdur. Onlarca meslektaşımız bu yapılanmaya mensup kolluk görevlileri eliyle işkenceye maruz bırakılmış, bu yapılanmaya mensup savcı ve yargıçlarca tutuklanmış, yıllarca hapsedilmiştir.

Birileri, kendi tanımlamaları ile “Fetöcü” arıyorsa, mesela Melikşah Üniversitesi’nin kuruluşuna dair B.02.0.KKG.0.10/101-1611/2878 sayılı 01/07/2008 tarihli ve gerekçesinde “Melikşah Üniversitesi adıyla Kayseri’de bir vakıf üniversitesi kurulmasının ülkemiz yükseköğretimine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir” yazılı kanun tasarısı ve altındaki imzaya bakmalıdır.(1) İlgili üniversitenin açılışında kaç AKP’li bakan, milletvekili yer almış;(2) bunları araştırmayı bağımsız kalabilmiş basın emekçilerine, gazetecilere bırakıyoruz.

Bugün iktidar ve yandaşları, kendi geçmişlerini istedikleri kadar inkâr ededursun, ÇHD’nin hafızası kuvvetlidir. Yıllarca bu ülkenin yoksul halklarının çocuklarını cemaat yurtlarına, okullarına birlikte ve bile isteye mahkûm ettiniz. Yıllarca bu ülkenin işçisinin, emekçisinin iliğini birlikte sömürdünüz; devrimcisine, demokratına, hak arayanına işkence yaptınız, katlettiniz.

Biz unutmuyoruz, bu ülkenin onurlu insanları da unutmuyor!

Kendi çamurunuzu üzerimize sıçratmanıza hiçbir şekilde izin vermeyeceğiz!

ÇHD üyesi ve yöneticisi meslektaşımız Avukat Naim Eminoğlu asla yalnız değildir!

Bu komplo dosyası da er ya da geç tarihin çöplüğündeki yerini alacaktır.

(1)İlgili kanun tasarısı dönemin başbakanı, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan tarafından imzalanmış olup, dönemin 24 ayrı bakanının da tasarı altında imzası bulunmaktadır: 0b2d1f3d-aa1e- 4109-907d-81207ebb1a59.pdf

(2)Örneğin: Gül, Melikşah Vakıf Üniversitesi’nin Akademik Yılı Açılışında – Haberler

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version