TAYYİP ERDOĞAN KENDİNİ TRUMP’A PAZARLIYOR:
AKP, TÜRKİYE’DE DEVRİMİN KÖKÜNÜ KAZIYACAK, FİLİSTİN’DE EMPERYALİST İŞGALİ MEŞRULAŞTIRACAK PARTİDİR
TAYYİP ERDOĞAN’DAN TRUMP’A
DHKP-C’yi bitirme, Filistin’i İşgal Sözü
DHKP-C’Yİ BİTİRME SÖZÜ TAYYİP ERDOĞAN’IN TRUMP’A KENDİNİ PAZARLAMASIDIR
TÜM İŞBİRLİKÇİ İKTİDARLARIN BİRİNCİ GÖREVİ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNE SON VERMEKTİR
MAHİRLERİ, SABOLARI BUNUN İÇİN KATLETTİLER
O GÜNDEN BUGÜNE HALKA KARŞI SAVAŞLARININ, DEVRİMCİLERE DÜŞMANLIKLARININ TEMELİNDE BU VARDIR
Tayyip Erdoğan Trump’la telefonda görüştü.
Konu Venezuela Devlet Başkanı Nikolas Maduro’nun
ABD operasyonuyla kaçırılması. Ama konuşulan DHKP-C.
Çünkü bir dönem İçişleri Bakanlığı yapan Süleyman Soylu’nun da söylediği gibi emperyalizmin ve oligarşinin siyasetinin üzerinde DHKP-C’nin gölgesi var.
Çünkü emperyalist işgalin önünde DHKP-C’nin bağımsızlık mücadelesi var.
Tayyip Erdoğan Trump’la görüşmesini aktarıyor.
Maduro’nun haydutlukla kaçırılmasına tepki yok.
Ne var; Tayyip Erdoğan’ın Trump’a sözü var.
Türkiye’yi senin için dikensiz gül bahçesine çevireceğiz!
Tayyip görüşmeyi anlatıyor; “DEAŞ’ından FETÖ’süne, DHKP-C’sinden PKK’sına…”
“Terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık.”
“Terör sorununu kökten çözeceğiz.”
Konu Maduro ama Tayyip Trump’la DHKP-C’yi görüşüyor.
Haydutluğa Tayyip Erdoğan’ın tepkisi şu;
“Müessif, 11.000 kilometre ötemizde müessif bir hadise vuku buldu.”
“Sayın Trump’la yaptığımız görüşmede ülkemizin endişelerini aktardım.”
Neden bu tepkisizlik?
Tayyip Erdoğan açıklıyor;
“Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye’nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var.”
Yani temsil ettiği işbirlikçi oligarşinin çıkarları Amerikan işbirlikçiliğinde.
Çıkarları Trump’a uşaklığı gerektiriyor.
Öyle olduğu için Trump Türkiye’yi sürgün yeri olarak görüyor.
Plana göre Maduro Türkiye’ye sürgüne gönderilecek.
Ne anlama geliyor bu?
Tayyip Erdoğan Venezuela ile ikili anlaşmalar yaparken, ikili ilişkiler geliştirme görüntüsü verirken arkadan ABD ile Maduro’ya karşı yapılacak darbenin planına ortak oluyor.
Tayyip Erdoğan ABD’nin Truva Atı sanki.
Orta Doğu’ya hâkim olacak, Tayyip Erdoğan’ı Orta Doğu halklarının içine salıyor.
Onlardan görünüp ABD’ye çalışıyor.
“Kardeşim Esad” dedi, Suriye’nin işgal planlarını yaptı.
“NATO’nun Libya’da ne işi var?” derken Türkiye’yi Libya’ya saldırı üssü haline getiriyorlardı.
“Kardeşim Maduro” derken ABD ile Maduro’nun Türkiye’ye sürgün getirilmesi görüşmesi yapıyor.
NATO içinde Rusya’yla, İran’la görüşen ülke olmakla övünüyor ya;
bu, Rusya’ya ve İran’a saldırı planları için Truva Atı rolü üstlendiği anlamına geliyor.
Amerikan uşağının dostluğu, kardeşliği başka nasıl olabilir ki!
Erdoğan’dan Trump’a DHKP-C’yi Bitirme, Gazze’yi İşgal Sözü
Tüm İşbirlikçilerin Temel Görevi Devrime Karşı Savaşmak, Emperyalist İşgalin Askeri Olmak
Erdoğan Trump’la görüşmesini değerlendiriyor:
“On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye’nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ’ından FETÖ’süne, DHKP-C’sinden PKK’sına gayrimeşru yapıların hepsi, birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır.
Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar, milletimizin basireti, feraseti ve sağduyusu sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık.
KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ.
Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak, bu imkânın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek.
40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz, inşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız.
Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız.”
İsmi geçen örgütlerden DEAŞ, AKP’nin örgütüdür.
PKK, kendini feshetme aşamasına gelmiş, ABD’nin Suriye’deki işbirlikçisidir.
FETÖ diye bir örgüt yoktur. FETÖ dedikleri AKP’nin ikizidir.
Bunların da ismini anıyor çünkü DHKP-C’nin adını tek başına anmak istemiyor.
Emperyalizme karşı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren tek örgüt DHKP-C’dir. Tayyip’in kendini pazarlarken bitirme, kökünü kazıma sözü verdiği örgüt de DHKP-C’dir.
Tayyip Erdoğan’ın kendini pazarlarken kullandığı ikinci konu Gazze. Diyor ki; “Gazze’de konuşlandırılacak gücün başarı şansı, meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlı… Takdir edersiniz ki Türkiye’nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihi bağlanma hem İsrail’le geçmişle yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız”
Yani neymiş; Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı, hem Türkiye’de Amerikan çıkarları için devrimin kökünü kazıyacak partiymiş hem Orta Doğu’da işgali meşrulaştıracak güçmüş. Peki bunu başarabilir mi?
Senden Önce de Çok Uğraştılar Tayyip Erdoğan. Olmadı.
Sen 24 Yıldır Buna Uğraşıyorsun. Olmuyor.
Neden?
Çünkü Devrim Senin Sandığın Gibi Kökten Çözeceğiniz Bir Şey Değildir.
Tüm işbirlikçiler devrimin devrimciliğin olmadığı bir ülke hayali görüyorlar.
İdealizm böyle bir düşünce oluşturuyor. Onlar sömürecekler, Anadolu’nun tüm zenginliklerini emperyalizme peşkeş çekecekler. On milyonlarca insan açlık çekecek ama isyan etmeyecek. Devrim devrimcilik olmayacak.
Bu mümkün değildir. Bu doğa kanunlarına, toplumların gelişim yasalarına aykırıdır. Din sömürüsüyle iktidar olan Erdoğan gibiler toplumların gelişim yasalarını anlamazlar. Ama devrimler anlatır.
Devrimin kökü sömürü düzeninizdir. Sömürü düzeniniz açlık üretiyor, işsizlik üretiyor. İşte DHKP-C’nin kökü budur. Bu kökü yok etmek kapitalizmin doğasına aykırıdır. Tersine kapitalizm bu kökü besler büyütür.
Halk Okulu, Sayı: 324
