ON’LARI ANMAK SAVAŞMAKTIR!
ŞAN OLSUN SAVAŞARAK KIZILDERE’Yİ BUGÜNE TAŞIYANLARA!
Mahir Çayan ile birlikte THKP-C ve THKO’nun öncü kadrolarının devrimin prestiji olarak ifade ettikleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmelerini engellemek amacıyla kaçırdıkları üç NATO ajanıyla Kızıldere’de kuşatılmalarının üzerinden 54 yıl geçti.
“Teslim olun!” çağrılarına “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik.” diyen Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Hüdai Arıkan, Ertan Saruhan, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özudoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna ve Saffet Alp direnerek şehit düştüler.
Kızıldere, 30 Mart’tan 30 Mart’a yapılan bir nostalji değil, emperyalizme ve faşizme karşı savaş çağrısıdır.
Kızıldere, emperyalizme ve faşizme karşı tüm silahların halkların elinden alındığı koşullarda bir yol daha var demenin, fedanın adıdır.
Ne mutlu Anadolu halklarına ki bizim Kızıldere’miz var. Kızıldere, Mahir Çayan’ın yolunu bir an olsun terk etmemiş Cephelilerin doğum yeridir. Kızıldere’den sonra 12 Temmuz’da, Çiftehavuzlar’da, Bağcılâr’da, Ulucanlar’da, 19-22 Aralık’ta, Dersim’de, Tokat’ta emperyalizmin uşakları aynı çağrıyı yaptılar. Defalarca “teslim olun” dediler de teslim alamadılar Mahirler’in yoldaşlarını. Bu cevap, savaşın ve Kızıldere’nin sürekliliğiydi.
Bu nedenle Kızıldere iktidar iddiamızdır, diyoruz. Teslim alınamazlığımız bundandır.
Biz akıllı solculuğa, sistem solculuğuna geçit vermedik. Her platformda, her yol ve yöntemi kullanarak verdiğimiz ideolojik mücadeleden vazgeçmedik. Kızıldere savaşarak taşındı bugünlere.
Biz politikayı burjuva kuralları ile yapmıyoruz. Düşüncemizdeki netliğimiz, pratikteki kararlılığımız bunun kanıtıdır. Gecekondulular, köylüler, şehre sokulmamış evler savaşımızın tanığıdır. Görkemli dağlar, ağaçlar, kuşlar savaşımızın tanığıdır.
Kötümser olmak için hiçbir nedenimiz yoktur. Tam tersine emperyalistler ve uşakları korksunlar ve karamsarlığa kapılsınlar. Çünkü dünyayı fethe çıkan ABD emperyalizmi dünya halklarının direnişi karşısında çakılmıştır. Ortadoğu’dan Güney Amerika’ya halklar emperyalizme karşı ayağa kalkmaktadır. Halklar ellerindeki silahlı, silahsız tüm mücadele biçimleriyle teslim olmayacaklarını haykırmaktadır. Emperyalizmin vadesi dolmaktadır. Halkların direndiği ve savaştığı her yerde emperyalizmin kağıttan kaplan olduğu ortaya çıkmıştır.
Şimdi mücadeleye daha fazla sarılmanın zamanıdır. Emperyalizmin talancı, tecavüzcü, pedofili imparatorluğunu yıkmak için savaşı büyütmenin zamanıdır!
ON’LARI ANMAK SAVAŞMAKTIR!
MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!
TEMEL HAKLAR MERKEZİ
