NATO’NUN VE AB’NİN HALK DESTEĞİ YARATMA PROGRAMI: SİNEMA
NATO 2025 YILINDA LAHEY’DE YAPTIĞI ZİRVEDE KARAR ALDI; “SAVUNMA HARCAMALARININ YÜZDE 5’E ÇIKARTILMASI İÇİN HALKIN DESTEĞİNİ ALALIM”
YANİ KATİL ABD, ASKERİ ÇETESİ NATO ÜZERİNDEN DİYOR Kİ; SİZİ KATLETMEK İÇİN, SİZİ İNSANLIK DIŞI KOŞULLARA MECBUR ETMEK İÇİN İHTİYACIM OLAN PARAYI DA SİZ VERİN!
ABD VE ASKERİ ÇETESİ HALK DÜŞMANI NATO BİZİM KATİLİMİZDİR!
DÜŞMANLARIMIZA DİYOR Kİ; ACIMIZ KADAR ACIMASIZ OLACAĞIZ!
ONLARIN YALAN SİNEMASI ÇALIŞA DURSUN, BİZ HALKIN SİNEMASI İLE ONLARIN MAKİNALARINI PARÇALAYACAĞIZ!
HALKIMIZA GERÇEKLERİ ANLATACAĞIZ!
Dünya halklarının baş düşmanı NATO kurulduğu günden bu yana kendisine bir meşruluk zemini arıyor. Milyar dolarlık askeri gücüyle, okyanusları aşan savaş filolarıyla, gökyüzünü karartan bombardıman uçaklarıyla ve milyonlara ulaşan asker sayısıyla korku yaratabiliyor belki; fakat korku hiçbir zaman gerçek meşruiyet üretemiyor.
Bunu, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan beri biliyorlar. Faşizme karşı mücadelede verilen milyonlarca şehitlerle anladılar ki, korku halkları teslim almak için yeterli değil.
Nazi Almanya’sında faşizme halk desteği sağlamak için Propaganda Bakanlığı kuruldu. Bu bakanlık ile faşizm hem kadrolarını ideolojik olarak baştan sona donatmak istedi hem de halka “biz asla yenilmeyiz”, “eğer biz olmazsak komünizm her şeyi elinizden alacak” yalanları söylendi. Korku halkta içselleştirilmek istendi.
Bugün de emperyalizm tarihin çöplüğüne giden Nazi artıklarından besleniyor. Yeniyi üretemediği için ölmüş, çürümüş geçmişten yeniden politika devşirmeye çalışıyor. Devşirdiği program: “Sinema ile Gerçekleri Çarpıtıp Emperyalist Politikalar Karşısında Halkta Tepkisizliği Örgütlemek!”
ABD BİR DÜNYA SİSTEMİ OLMADAN YAŞAYAMAZ!
ABD emperyalizmi ve müttefikleri NATO’yu (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) 1949 yılında kurdu. O günden bugüne NATO dünya halklarına karşı bir savaş makinesi olarak saldırılarını devam ettiriyor. Bugüne kadar resmi 35 NATO Zirvesi düzenlendi. Bu zirvelerin tek bir konusu var: “Sömürü düzenimizi nasıl ayakta tutabiliriz?”
Bunun dışında halka açıkladıkları her şey yalandır. Emperyalizm sadece işgal etmeyi, halkların kanını dökmeyi bilir, uğrunda kendi ölümü bile olsa kâr elde etmek için her şeyi yapar. Çünkü emperyalizm sürekli bir kriz içindedir. Bu krizi ancak; halkları daha çok sömürerek ülkeleri işgal edip kendine yeni pazar alanları yaratarak ve yeni savaşlar çıkartarak dönemsel olarak geçiştirebilir. Ama kriz hiç bitmez.
-Bugün emperyalizm, Epstein adaları demektir. Bu kadar aşağılaşmış, çürümüşlerdir. Kız ve erkek çocuklarımızın bedenleri üzerinde en iğrenç isteklerini tatmin etmek için adalar yarattılar ve çocuklarımızın ırzına geçip katlettiler.
-Bugün emperyalizm, Gazze’de İsrail eli ile hastaneleri ve okulları yok etti. Milyonlarca Filistinliyi öldürdü, sakat bıraktı.
-Bugün emperyalizm, İran Minab’ta 168 kız çocuğunu okulda, okul çantaları ve önlükleri üzerindeyken katletti.
PEKİ ABD NEDEN BU KADAR SALDIRIYOR? ABD KORKUYOR!
AB (Avrupa Birliği) kendisine yönelik üç tehdit tespiti yapıyor:
1)Rusya’nın Avrupa’daki emperyalist emelleri
2)Çin’in ekonomik baskısı ve
3)ABD’nin Avrupa güvenliğine ilişkin taahhütlerinden çekilmesi.
Ama asıl tehdit bunların hiçbiri değil. Asıl tehdit gerçek halkların ayaklanmasından korkuyorlar. Çünkü AB, Münih Konferansı’nda “yıkım” sürecine girdik tespiti yaptı.
ABD güvenlik harcamamalarını arttırmak istiyor ama Avrupa emperyalizmi bu kararı öyle kolay uygulamaya sokamayacağını biliyor.
NATO, AB hükümetlerine “kamuoyunda tehdit farkındalığını artırmak için bir iletişim kampanyası başlatın” diyor.
İşte bu temelde;
1)NATO, SİNEMACILARLA ÜÇ TOPLANTI YAPMIŞ.
4. TOPLANTI LONDRA’DA HAZİRAN AYINDA OLACAK. (GUERDİAN’IN HABERİ)
2)AVRUPA REFORM MERKEZİ (CER) 10 MART 2026 TARİHİNDE BİR RAPOR YAYINLADI.
RAPORUN TAM ADI: “Avrupa’nın Savunma Harcamalarına Kamuoyu Desteği Nasıl İnşa Edilir: Siyasi Bir Tepkiden Kaçınma Stratejileri”
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasının önündeki en büyük zorluk, birçok Avrupa ülkesinin yüksek kamu borcu veya büyük bütçe açıkları… Savunma harcamalarına yer açmak, kamu harcamalarını kısmaları ya da vergileri artırmaları gerekiyor. Ancak bunların hiçbirini halka kabul ettiremeyeceğini bildiklerinden; halkın desteğini kazanmak istiyorlar.
İşte bu nedenle rapor, AB hükümetlerine kamuoyunda “tehdit farkındalığını artırmak için bir iletişim kampanyası” başlatılmasını öneriyor.
BU KAMPANYA KAPSAMINDA NELER ÖNERİLİYOR?
1)Avrupa genelindeki dışişleri ve savunma bakanlıkları, kamuoyuyla etkileşim kurmak için üst düzey halka açık gösteriler, panel tartışmaları ve halka açık toplantılar düzenlemelidir.
2)Hükümetler, kültürel kurumlarla işbirliği yapmalı ve savunma konusundaki kamuoyu tartışmasına katkıda bulunmak için sanata fon sağlamalıdır.
3)Hükümetler, kraliyet ailelerinin üyeleri, sporcular ve gençlik liderleri gibi “popüler” figürleri harekete geçirmeye çalışmalıdır.
4)Özellikle sosyal medya aracılığıyla sosyal medya fenomenlerinden yararlanılarak okullarda ulusal güvenlik dersleri verilmesini sağlayacak müfredatlar tasarlanarak genç kitlelere ulaşmak için özel çabalar gösterilmelidir.
Raporun Önerdiği Strateji: AB hükümetlerinin halkı ikna etmek için geleneksel yöntemlerin dışına çıkmak…
Nasıl?
–Sanat ve Kültürün Kullanımı: NATO’nun sinema sektörüyle olan temaslarına paralel olarak hükümetlerin kültür kurumlarıyla iş birliği yapması ve sanat projelerini finanse etmesi öneriliyor. Amaç, savunma ve güvenlik konularını halkın günlük sohbetlerinin bir parçası haline getirmek.
–“Popüler” Medya Figürlerinin Devreye Sokulması: Sadece siyasetçilerin değil; kraliyet ailesi üyelerinin, ünlü sporcuların ve gençlik liderlerinin savunma yatırımlarının gerekliliği konusunda halka hitap etmesi… Halkın sevdiği, güven duyduğu “ünlüler”, sporcular, “entelektüellerin” bu konuyu yayması.
–Halkla Doğrudan Temas: Bakanlıkların sadece basın açıklaması yapması yetersiz görülüyor. Bunun yerine tiyatro salonlarında panel tartışmaları, halk katılımının olduğu toplantılar ve büyük çaplı halk gösterileri düzenlenmesi tavsiye ediliyor.
–Kültürel İş Birlikleri: Hükümetlerin kültürel kurumlar ve sanatçılarla çalışarak savunma meselelerini kültürün (sinema, tiyatro, edebiyat) içine entegre etmesi.
SONUÇ: Emperyalist ülkelerin savunma bütçelerini artırabilmesi için “Yumuşak Güç” kullanması öneriliyor. YUMUŞAK GÜÇ, ABD’NİN DAHA ÖNCEDE KULLANDIĞI BİR YÖNTEM: HALKIN GÖNÜLLÜ RIZASINI ALMAK.
ABD VE AB EMPERYALİZMİ DİYOR Kİ; “NAZİ ARTIKLARINDAN ÖRNEK ALALIM HALKI POLİTİKALARIMIZA İKNA ETMEK İÇİN KÜLTÜR VE SANATI KULLANALIM!”
ABD EMPERYALİZMİ DAHA ÖNCEDE KÜLTÜR VE SANATI NASIL KULLANDI?
-CIA’in örgütlediği “Modern Sanatı” yüceltiler. Halkın yaşamını sanattan kopardılar. Amaçsızlaştırdılar. SANATTA HİÇLİK VE ÖZGÜRLÜK: DADAİZM, SOYUT EKSPRESYONİZM gibi akımlarla “Halkın Sanatçısı” kavramının içini boşaltmaya yönelik bir saldırı başlattılar.
–ROCK ve JAZZ müzik festivalleri ile gençliği meydanlara toplayıp kitlesel uyuşturucu partileri örgütlediler.
–AMERİKAN SİNEMA ENDÜSTRİSİ: HOLLYWOOD ile halka sinema salonlarında, evlerinin içlerinde kendi yarattıkları tarihleri izlettiler. Kendi suçlarını aklayan filmler yaptılar. Halkın doğrudan beyinlerini hedef aldıkları saldırıları bu endüstride geliştirdiler. Fakat halkların belleğinde NATO; barışın değil işgallerin, kardeşliğin değil yağmanın, özgürlüğün değil emperyalist tahakkümün adı olarak yer etti.
Bu yüzden emperyalizm gerçekleri gizlemek, tarihi tersyüz etmek ve saldırganlığını “medeniyet”, “güvenlik” ya da “özgürlük” maskeleriyle sunabilmek için kültür endüstrisine de devasa bütçeler ayırıyor. Tankların açtığı yolu kameralar tamamlıyor; füzelerin susturamadığı vicdanı filmler, diziler ve medya kuşatmaya çalışıyor.
Bu nedenle NATO yalnızca askeri bir örgüt değildir. Aynı zamanda ideolojik bir kuşatma örgütüdür. Kültür alanı ise bu kuşatmanın en stratejik cephelerinden biridir.
Bugün NATO’nun film yapımcılarıyla, dizi sektörünün temsilcileriyle ve medya çevreleriyle kurduğu ilişkiler tam da bu nedenle tesadüf değildir.
Hollywood ile ABD arasındaki ilişkiler bunun en açık örneklerinden biridir. The Walt Disney Company dönem dönem ABD ordusuyla ortak projeler geliştirmiştir. Marvel Studios ve Paramount Pictures yapımlarında Pentagon’un teknik desteği sağlanmıştır. Savaş uçakları, askeri üsler ve lojistik imkânlar karşılığında senaryoların politik çerçevesi şekillendirilmiş; emperyalist asker figürü “kahraman”, işgale uğrayan halklar ise çoğu zaman görünmez ya da tehdit unsuru olarak sunulmuştur.
Böylece milyonlarca insanın zihninde savaş, halkların trajedisi olmaktan çıkarılıp görsel bir şölene dönüştürülür. Patlayan bombaların ardındaki çocuk çığlıkları duyulmaz hale gelir. Yıkılan şehirlerin yerine bilgisayar efektleriyle parlayan kahramanlık sahneleri geçirilir. Emperyalizmin kanlı yüzü, sinemanın ışıkları altında makyajlanır.
HALK SİNEMASI OLARAK KATİL NATO’NUN SİNEMA ALANI ÜZERİNDEN HEDEFLEDİĞİ “GERÇEK PROGRAMINI AÇIKLIYORUZ”
KATİL NATO, sinemacılarla Los Angeles, Brüksel ve Paris’te olmak üzere toplamda üç görüşme gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelere 4 Haziran’da Londra’da yapacağı toplantı ile devam edecektir.
–Görüşmelerin konusu: “Avrupa ve ötesinde değişen güvenlik durumu”dur.
–Görüşmeler gizli yapılıyor/konuşmama kuralı (“chatham house kuralları”) var: Katılımcıların bilgiyi kullanabildiği ancak kimliklerini açıklayamadığı bir kural işletiliyor.
NATO SİNEMACILARDAN NE İSTİYOR?
–Bir NATO yetkilisi: “Bu girişim kurgu yazarlarına yönelik dördüncü oturumdur… Sektör üyelerinin NATO’nun ne olduğu ve nasıl çalıştığı hakkında daha fazla bilgi edinme isteği üzerine planlanmıştır” açıklaması yapıyor.
-NATO temsilcilerinin senaristlere verdiği mesaj ise oldukça net: “İş birliği, uzlaşma ve dostluk ittifakları üzerine kurulu olduğumuz mesajı bir gelecekteki hikâyeye sızsa bile bu bizim için yeterlidir.”
NATO, halkın desteğini “hikâye anlatıcılığı” ve “kültürel etki” yoluyla şekillendirmek istiyor. Bunun etkili yolu olan sinemayı kullanıyor. Toplantılarda, dizi ve film sektöründe NATO’nun perspektifini aklayan ve propaganda eden işlere yer verilmesi amaçlanıyor.
İngiltere Yazarlar Birliği’ne gönderilen ve sızdırılan epostalar, bu gizli toplantıların meyvelerini vermeye başladığını da kanıtlıyor. Belgelerde, NATO yetkilileriyle yapılan görüşmelerden esinlenilerek geliştirilen “üç ayrı projenin” hâlihazırda hazırlık aşamasında olduğu ifade ediliyor.
NATO HANGİ SENARİSTLERLE GÖRÜŞTÜ?
Friends, Law and Order, High Potential gibi dizilerin yaratıcılarıyla görüşüldü.
2024 yılında, aralarında dizi Friends’in yürütücü yapımcısı ile Law and Order ve High Potential gibi yapımların yazarlarının da bulunduğu sekiz kişilik bir heyet, Brüksel’deki NATO karargâhına davet edilmiş Dönemin genel sekreteri Jens Stoltenberg ile bir araya gelen bu isimlerin, güvenlik politikaları hakkında “bilgilendirildiği” belirtiliyor.
NATO 2000’li yıllardan beri kurumsal düzeyde “informasyon operasyonları” ve “stratejik kontakt merkezleri” aracılığıyla, ABD emperyalizminin politikalarına uygun olarak halkları manipüle eden projelerde yer alıyor.
NATO VE AB, EMPERYALİST TEKELLERİN KRİZİNİ AŞABİLMEK İÇİN NAZİ YÖNTEMLERİNİ KULLANARAK MİLİTARİZMİ KÖRÜKLÜYOR
–Yeri geldi faşizmi, yeri geldi açık işgalleri, darbeleri, yeri geldi Arap Baharı’nı (BOP), yeri geldi STK’ları sivil toplumculuğu, yeri geldi eş cinselliği, yeri geldi Hollywood’u kullandılar.
ŞİMDİ NATO, DOĞRUDAN AÇIKTAN SİNEMA YOLUYLA ASKERİ HARCAMALARI ARTTIRMAK İÇİN HALKIN DESTEĞİNİ SAĞLAMAK, MİLİTARİZMİNİ MEŞ RULAŞTIRMAK İSTİYOR.
Yani; yeni ülkeleri işgal etmek ve halkları katletmek için gereken silahların, cephanelerin, füzelerin parasını da yine halkın cebinden, halkın gönüllü rıza ile çalmak istiyor.
NATO DÜNYA HALKLARININ KATİLDİR, TERÖRİST BİR SUÇ ÖRGÜTÜDÜR
HALK SİNEMASI EMEKÇİLERİ OLARAK 78 TEMMUZ TARİHLERİNDE TOPRAKLARIMIZA GELECEK OLAN TERÖR ÖRGÜTÜ NATO’YA DİYORUZ Kİ; DÜNYA HALKA RINI SALDIRI POLİTİKALARINIZA TESLİM ETMEYEĞİZ
HALKIMIZA ÇAĞRIMIZ;
–NATO’NUN BİZE SUNDUĞU FİLMLERİ İZLEMEYELİM!
–HALKIMIZ GELİN HALKIN SİNEMASINDA KENDİ FİLMLERİMİZİ BİRLİKTE ÜRETELİM!
–BEYİNLERİMİZİ UYUŞTURAN, GENÇLERİMİZİ YOZLAŞTIRAN DİZİLERİ İZLEMEYELİM!
–KENDİ SENARYOLARIMIZI YAZALIM, KENDİMİZ FİLMLERİMİZİ, DİZİLERİMİZİ ÇEKELİM!
HER ŞEYİN EN GÜZELİ SADECE HALK ÇOCUKLARI ÜRETEBİLİR.
GENÇLERİMİZE, ÇOÇUKLARIMIZA ÇAĞIRIMIZDIR GELİN BİZE KATILIN.
HALKIN SİNEMASI’NDA BİRİLKTE ÜRETELİM.
