Victor Jara

Şili’nin “Ölümsüz Şarkı”Sı

Victor Jara

Şili’nin “Ölümsüz Şarkı”Sı

Viktor Jara’nın katili tutuklandı. Şili’de devrimci müzisyen Víctor Jara’nın 1973 yılındaki katliyle bağlantılı olarak aranan son firari askeri yetkili Nelson Haase Mazzei yakalandı. Son firari: 2023 yılında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan yedi eski askerden biriydi.

Victor Jara, 28 Eylül 1938’de Santiago’nun Quiriquina kasabasında doğdu. Küçüklüğünde çok yoksulluklar çekmişti.

Jara, okuma-yazmayı ve gitarı halk şarkıcısı “cantador” olan annesinden öğrendi. Şili türküleri dinleyerek geçen çocukluğunun ardından 15 yaşına geldiğinde annesi öldü. Annesinin ölümü üzerine aile de dağıldı. Öğrenim gördüğü ticaret lisesini bıraktı. Daha sonra İlahiyat Okulu’na yazıldı.

İlahiyat okulunu bitirdikten sonra, papazlık yapmaz. Aklında başka şeyler vardır. Daha sonra tiyatro okuluna yazılır.

Şili Üniversitesi Tiyatro Okulu’nda, önce birkaç küçük iş yaptıktan sonra yönetmenliğe başlar.

Yaşamımın büyük bir bölümünü kapsayan bu olaylardan sonra, sanatımın temelini doğa ve insan -köylü- üzerine kurmam çok doğal değil mi; onlarla kökleşmiş kan bağım var.”

Tiyatro konusunda da gittikçe uzmanlaşır. Yönetmenlik yaptığı oyunlar yurtdışı, yurtiçi turnelerine çıkar. Başarılı oyunlara imza atar.

Burada aynı zamanda Şili Üniversitesi’nin korosuna girer. İlk bestelerini de burada yapar. Daha sonra Yeni Şarkı (Nueva Cancion) akımının öncüsü olan Violetta Parra’yla tanışır. Violetta Parra; şair, müzisyen, ressam, heykeltraş çok yönlü bir sanatçıdır. Aynı zamanda Latin Amerika’da “Yeni Şarkı” akımının anası olarak görülür. Victor Jara, Parra’dan çok şey öğrenir, esinlenir. Violetta Parra; İnka, Aztek kültürlerinden, eski ozanlık geleneğinden yola çıkarak, Akdeniz’in esintisi ve Afrika’nın ritimlerini kullanarak müziğini icra etmektedir. Yeni bir duyarlılık getirmiştir müziğe. Victor Jara da, Violetta Parra’nın öncülük ettiği bu akım içerisinde yoğruldu. Bunu geliştirdi, çok sesliliği kullandı. Politik örnekler verdi. Besteleri, şarkıları; sömürgeciliğe, insanın sömürülmesine karşı duruyor, sosyalizmin, yeni insan mücadelesinin de sesi oluyordu. Victor Jara, çok hızlı duyuldu. Nerede emekçilerin, ezilenlerin bir çığlığı var, Jara’nın şarkıları da oradaydı. Konserlerde, dinletilerde, eylemlerde, grevlerde, okul bahçelerinde, fabrikalarda türküleriyle mekik dokuyordu. Kısa sürede halkın gönlüne girmişti.

Devrimci duruşu, şarkılarındaki perspektif, gitarı kullanmadaki ustalığı ve yeni bir söylem biçimiyle bütünleşiyordu. Yerli gırtlağıyla, ozanca söylüyordu şarkılarını. Sesinde farklı bir buğu, ton vardı, güçlüydü sesi. Kendisinden sonra gelecek olan Quilapayun, Inti Illimani gibi gruplara öncülük eder, onları etkiler. Onlar da Victor Jara gibi devrimci müzik yapmaktadır.

Allende’yi Şili halkından koparıp alan, kahpe kurşunu sıkan eller, bir süre sonra Santiago stadyumunda binlerce Şilili ile birlikte tutsak edilen Victor Jara’ya işkence yapacaktır. Şili halk müziği olan “Cantador” geleneğinden ürettiği “ Nueva Canton” (Yeni Şarkı) hareketinin kurucularından ve bu mücadeleci geleneğin en önemli isimlerinden biri olan Victor Jara, Şililerin büyük çoğunluğu gibi yoksul bir ailede doğmuştur. Papaz olmayı düşler hep, ancak yoksul Şilili çocukların çok büyük bir çoğunluğunun elde edemediği şansı yakalar ve üniversite eğitimi alır. Tiyatrocu olur. Çok başarılı kariyeri olur tiyatroculukta, hem oyuncu hem de tiyatro eğitmeni/yazarı olarak. Bununla yetinmez. Onun hedefi daha büyük bir kitleye hitap etmektir. Müziği seçer ve toplumsal mücadeleye adadığı ömründe, bu yolla halkla bütünleşebileceği inancını taşır. İçli şarkılar dökülür ağzından, halkın acılarını, köylülerin toprak ağalarından çektiklerini, açlığı, sömürüyü, emperyalizmin Şili’yi nasıl yağmaladığını anlatır notalarıyla, ezgileriyle.

Tarih, Şili’nin en tanınan üç ismini; Allende’yi, Neruda’yı, Victor Jara’yı Eylül ayı içinde ölümün koynunda birleştirecektir.

“Faşizm, ellerini kırsa da sen yine türküler söyledin, Victor Jara!”

Devrimci ozanlık, bedel ister. Çünkü o, halka anlatır, öğretir, yol gösterir. Bu bedel, yeri geldiğinde o gösterdiği yolda ölmektir.

Victor Jara, dünyada devrimci ozan sorumluluğunu işte böyle taşıyanlardan biri oldu. Jara, halk kültürü, ozanlığı (cantador) geleneğinden etkilenerek, döneminin devrimci sanatçı kimliğini oluşturan isimlerdendir. Sanatı, devrimci kişiliği, dünyanın birçok yerinde kendisi gibi aynı duyguları paylaşan öğrencilerine yol göstermiştir.

Şili’de 1970-73 yılları arasında sosyalizm mücadelesi yükselmişti. Sosyalist, halkçı örgütler birleşmiş ve Unitad Popular’ı oluşturmuşlardı. Victor Jara da, Allende’nin liderlik yaptığı bu partinin çalışmalarında aktif olarak görevler aldı, konserler verdi. Bölge bölge gezerek, anlatarak, etkinliklerde yer alarak sosyalizmin propagandasını yaptı. Nihayet 1970 yılında, eskinin yerini yenisi almıştı ve Allende iktidara gelmişti.

’73 seçimlerinde de Allende hükümeti kazanınca, faşizm bunu kabullenemedi; CIA, ABD’nin ve tekellerin de desteğini alarak bir darbe gerçekleştirdi. Allende vurulduğunda silahıyla çatışıyordu. Ardından ülkenin her yeri kan gölüne çevrildi, darbeciler tarafından.

Yüzlerce ölü, binlerce tutuklama, Şili’nin kenceler, açlık ve elbette koyu bir faşizm…

Victor Jara o gün, Teknik Üniversite’de bir serginin açılışında türküler söyleyecekti. Fakat bu etkinlik gerçekleşemedi; okuldaki bütün devrimciler, demokratlar, yurtseverler, şehrin diğer yerlerinden gözaltına alınanlarla birlikte Santiago’daki Şili Stadyumu’na getirildiler. Victor Jara da içlerindeydi.

Stadyumda 5 bin ilerici, aydın, devrimci, halk… Stadyumun dışında tanklar bekliyor, içerde eli silahlı işkenceciler sorgu yapıyor, işkence yapıyor. Jara, bu duruma daha fazla tahammül edemedi. Korkup sinmektense, düşmanın karşısında pusup, sessiz kalmaktansa, dimdik ayakta ölümü coşkuyla karşılayarak durmak yeğdi. Aldı yol arkadaşı gitarını eline. Ve büyük bir heyecan ve coşkuyla Venceremos marşını söylemeye başladı.

Sesine cevap gecikmedi, yavaş yavaş yanındakiler, sonra arkasındakiler ve bütün stadyum, şimdi hep bir ağızdan coşkuyla Venceremos marşını söylüyordu. “Venceremos Venceremos, kıralım zincirlerimizi, venceremos venceremos, zulme ve yoksulluğa paydos… Gelecek mutlaka sosyalizm…”

Pinochet’in faşist askerleri önce gitarı aldılar elinden. Ardından gitarı çalan elleri ve bilekleri dipçiklerle kırıldı. Herkesin gözü önünde, Victor şarkıyı söylemeye çalışıyordu, stadyum şarkıyı söylemeye devam etti.

Daha sonra öğrenilecekti ki; Victor Jara, elleri, bilekleri kırıldıktan sonra, soyunma odalarına götürülmüş, orada ağır bir işkence görmüş, ilk önce, kafasına tek kurşun sıkılmış, ardından bedeni kurşunlarla delik deşik edilmiş. Santiago sokaklarında daha sonra ölü bedeni bulunduğunda, vücudundaki kurşunların sayısı toplam 44’tü.

BEŞ BİN KİŞİYİZ BURADA

Beş bin kişiyiz burada

kentin bu küçük parçasında.

Beş bin kişiyiz.

Ne kadar olacağız bilemem

kentlerde ve tüm ülkede?

Burada yapayalnız

on bin el, tohum eken

ve fabrikaları çalıştıran.

İnsanlığın ne kadarı

açlıkla, soğukla, korkuyla, acıyla,

baskıyla, terör ve cinnetle karşı karşıya?

Yitip gitti aramızdan altısı

karıştı yıldızlara.

Nasıl dehşet saçıyor faşizmin yüzü!

Kusursuz bir kesinlikle yürütüyorlar planlarını.

Hiçbir şey umurlarında değil.

Onlar için kan madalyadır, kıyım kahramanlık gösterisi.

Tanrım, senin yarattığın dünya bu mu, çalışıp hayran kaldığın yedi günlük emek bu mu?

Dört duvar arasında tükeniyor ömürler sanki hiç geçmiyor, yakarı yalnızca ölümün bir an önce gelmesi için.

Ama birdenbire içim sızlıyor ve görüyorum bu akışı yürek vuruşu olmadan, yalnızca makinelerin nabzıyla ve ortaya çıkıyor askerlerin ebelerinin yüzlerinin yalancı tatlılığı.

Ya Meksika, ya Küba ve tüm dünya ağlıyorlar bu alçaklık karşısında!

On bin el buradayız

üretmekten yoksun bırakılmış.

Ne kadarız hepimiz tüm ülkede?

Başkanımızın kanı, yoldaşımızın,

Daha güçlü vuracak bombalar ve makineli tüfeklerden!

İşte böyle vuracak bizim yumruğumuz da yeniden!

Hiç görmemiştim böylesini

Hissetmiş ve hissetmekte olduğum

Yeni bir tohumun doğumu olacak bu…

Victor Jara-Şili Stadyumu, Eylül 1973

Çeviri: T. Asi Balkar

(Victor Jara’nın, stadyumda yazdığı ve elden ele dolaştığı söylenen son bestesinin sözleri.)

Karısı katliamdan yıllar sonra, 1994 yılında “Fundacion Victor Jara” (Victor Jara Vakfı)’nı kurdu. 2003 Eylül’ünde, ölümünün 30. yıldönümünde katledildiği Estadio Chile Stadyumu’nun ismi Victor Jara Stadyumu olarak değiştirildi. 9 Aralık 2004’te ise yargıç Juan Carlos Urruti emekli subay Mario Manriquez Bravo hakkında dava açtı. Bu subay, o dönem stadyumdaki en yetkili kişiydi. Ölümlerden o sorumlu tutulmuştu. Victor Jara Vakfı’nın, eşinin mücadeleleri bitmedi, çabalar devam etti. Ve en son 2008’de mahkeme süreci yeniden başladı. 26 Mayıs 2009’da kurşun sıkan askerlerden Jose Adolfo Parades suçlu bulunarak tutuklandı.

Diskografi: Victor Jara (1966), Canciones Folkloricas de America (1967), Pongo En Tus Manos Abiertas (1969), Canto Libre (1970), El Derecho De Vivir En Paz (1971), La Poblacion (1972), Canto Por Trasvura (1973) Ölümünden sonra: Manifesto (1974), Victor Jara, Presente (1975)

***

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar