Home Blog Öldüler Yenilmediler

Öldüler Yenilmediler

0

Ali Haydar ÇAKMAK ve Bülent PAK

5 Ağustos 1997 tarihinde Karadeniz Recai Dinçel Kır Silahlı Propaganda Birliği Komutanlığı’na bağlı küçük bir Cephe birliği, sabaha karşı Ordu Fatsa Çöteli köyü yakınlarında düşman tarafından kuşatıldı. Düşmanın yüzlerce asker ve ağır silahlarla saldırısına karşı Birlik Komutanı Ali Haydar Çakmak ve

Komutan Yardımcısı Bülent Pak, geleneksel teslim olmama tavrını sürdürerek, son mermilerine kadar çatışarak şehit düştü.

Ali Haydar Çakmak, 1973 yılında Malatya Arguvan’da doğdu. Yoksulluk nedeniyle daha çocuk yaştayken ailesi İstanbul’a taşındı. Gazi’nin gecekondularında büyüdü.

1989’da daha lisedeyken Devrimci Hareketle tanıştı. 17 yaşında Liseli DEV-GENÇ’in kararlı bir militanı oldu.

1992’de Liseli DEV-GENÇ milislerinde görev aldı. 12 Temmuz Katliamı sonrası hiçbir talimat almadan düşmandan silah ele geçirip ondan hesap sormayı öğrendi.

Birçok kez gözaltılar ve tutsaklık yaşadı. 12 Mart Gazi Katliamı’nda “Hedef Karakol” diyerek ayaklanmaya öncülük yapanların başında Ali Haydar Çalmak vardı.

Ayaklanmanın başlangıcından sonuna kadar barikattan barikata koştu. Gazi Ayaklanması’nın ardından silahlarını kuşanıp İbrahim Yalçın Silahlı Propaganda Birliği’nde görev aldı. Sibel Yalçın’ın komutasında savaştı. 1995 yılı Ağustos’unda gerillaya katıldı.

Bülent Pak, 1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Babası asker olduğundan gençliği değişik illerde geçti. Birçok işte çalıştı. 1974 yılında İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nin ve Beşiktaş bölgesinin Kurtuluş Grubu yöneticilerinden biri olarak bu dönemde öne çıktı. DEV-GENÇ’in 1974 sonrası ve Beşiktaş’ın faşist saldırılara karşı savunmasında ve örgütlenmesinde Bülent Pak’ın mücadelesi önemli bir yer tutar. 1978’de Devrimci Yol tasfiyeciliği ortaya çıktığında tasfiyeciliğe karşı mücadelede aktif olarak görev aldı. Devrimci Sol’un kuruluş konferansında da vardı. DEV-GENÇ’in önder kadroları arasında yer almanın yanı sıra Faşist Teröre Karşı Mücadele Ekipleri’nde bir savaşçı olarak görev alıp onların örgütlenmesinde önemli çabalar sarf etti.

12 Eylül 1980 sonrası Devrimci Sol’un “Cunta 45 Milyon Halkı Teslim Alamaz” kampanyasının içindeydi. Bu süreçte düşmana yapılan irili ufaklı birçok saldırıda onun da özverisi ve emeği vardı. Beşiktaş Fulya Deresi’nden geçen işkenceci otolarına kurulan uzaktan kumandalı bombalı pusular onun eseriydi. Bu süreçte tutsaklık yaşadı. İstanbul, Ankara ve Buca hapishanelerinde ortaya çıkan ve çıkmayan özgürlük eylemlerinin örgütlenmesinde onun belirleyiciliği, yaratıcılığı vardı. Tutsaklığı sona erdiğinde, yeniden sıcak savaşın içerisindeydi.

1990 Atılım yılında şehirde ve kırda gerilla savaşını geliştirmek için Orta Doğu’da oluşturulan kampın ilk kadrolarındandı. Sınırlı sayıdaki insanla kampı inşa ederek eğitim verdi.

1991 Temmuz’unda bir miktar silah ve cephaneyle ülkeye geri döndü. Yeniden tutsak düştü. Kısa bir tutsaklıktan sonra 1992’de Ege dağlarında gerillayı örgütlemekle görevlendirildi. 1993’de Ege’de tutsak düştü. 17

Temmuz 1995’de üç yoldaşıyla birlikte Buca Hapishanesi’nin duvarlarını aşarak Sivas dağlarına ulaştı.

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version