Grup Yorum’dan mektup var: Hapishane içinde hapishanedeyiz, sesimiz duyuldukça bu koşulları değişmeye zorlayacağız

Cemil Kurt

Gürkan Türkoğlu insanlık dışı bu koşulları ortadan kaldırmak için hayatını ortaya koydu ve aramızdan ayrılalı henüz 1 ay bile olmadı. Öfkemiz yasımızdan kısa sürmesin, tersine bizi harekete geçirsin istiyoruz. Biliyoruz ki sesimiz duyuldukça ve duyuruldukça bu koşulları değişmeye zorlayacağız. Ve nihayetinde yine bize kazanacağız

Grup Yorum’dan mektup var: Hapishane içinde hapishanedeyiz, sesimiz duyuldukça bu koşulları değişmeye zorlayacağız

Grup Yorum’un tutsak emekçisi Cemil Kurt’un Sendika.Org’a gönderdiği mektubu aynı şekilde yayımlıyoruz.

Sevgili Sendika.Org emekçileri,

Merhaba!

Size Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi içerisinde açılmış olan bir “kuyu”da yan yana sıralanmış, toplamda 8 kişilik ve her biri 8 metrekare olan 4 hücredeki özgür tutsaklar adına yazıyorum. Öncelikle selamlarımızı iletiyor, umuyor ve diliyorum ki her anlamda iyisinizdir. Bizleri soracak olursanız, inatla ve umutla “iyidir iyi” demeye devam ediyoruz.

İlk olarak size kendimi tanıtayım; ismim Cemil Kurt. Tutsak Grup Yorum emekçilerindenim. NATO operasyonlarında tutuklananlardan biri de benim. Fakat size aktarmak ve sizden gündeme taşımanızı istediğim gerçeklik, hapishane gerçekliğinin de ötesinde; “hapishane içinde hapishane” gerçekliği ki gündeme taşınan hali ile tutsaklara iki tür ölümden birini dayatan “kuyu koşulları”na siz de vakıfsınızdır.

Size yaşamak zorunda bırakıldığımız “hapishane içinde hapishane” koşullarından bahsedeyim. Şu anda 7 kişi olarak kalmakta olduğumuz F-3-Alt “koğuş”u (!) denen alanda, bir koridorda yan yana sıralanmış 4 hücrede, hücre kapıları 7/24 üzerimize kilitli vaziyette 2’şer kişi tutulmaktayız. Bu alanda 8 metrekarelik 4 hücre haricinde mutfak tezgahının da olduğu bir ortak yaşam alanı ve bu alandan açılan kapı ile çıkabileceğimiz koğuşa ait bir havalandırma alanı var. Ama bu alanları kullanmamıza ve bir araya gelmemize izin verilmiyor. Günde sadece 2 saat ve sırayla havalandırma alanına çıkarılıyoruz. Günün geriye kalan 22 saatinde ise 8 metrekare ve biz başbaşayız. Bu 8 metrekarelik hücre içerisinde ise bizim dışımızda 1 banyo-tuvalet, 1 ranza, 1 masa, 2 sandalye ve 2 demir dolap var. Yani yok yok! Bir tek yürüyebileceğimiz yer yok! Tabii ranza ile hücre kapısı arasındaki 4 adımlık mesafeyi saymazsak. İki kişi ayakta iken ise “ayakta durmak” dışında hiçbir şey yapılamıyor. Yani ismen koğuşta ama aslen hücrede tutuluyoruz.

Sevgili Sendika.Org emekçileri, lütfen söyleyin, ayaklarımızın altındaki toprağın tümden çekildiği, insan hak ve özgürlüklerinin toz olduğu, insan onurunun, kişiliğinin, sahip olduğu değerler bütününün yakılıp yok edilmeye çalışıldığı bu yerin Guatemala veya Ebu Garip zindanlarından ya da Vietnam’daki kaplan kafeslerinden farkı var mı? İnanın ki yok! Ve burada insanın, insan özgürlüklerinin savunucusu olan “kendine dayatılan koşullara karşı direnme hakkı”nı kullanmaktan başka çaresi yok. Ve biz de açlığımızla tüm varlığımızı ortaya koyarak bunu yapıyoruz.

Yaklaşık 3 aydır kalmakta olduğumuz bu “kuyu”da 7 kişiyiz ve üçümüz Grup Yorum emekçisiyiz. Ve biz 3 Yorum emekçisi, bu koşullarda tam 2 yıl önce de kaldık. Ben Dumlu YGH’de 203 gün… Rezzan Kırşehir YGH’de 183 gün… Cem Buca YGH’de 179 gün… Bu günler boyunca ağzımıza bir lokma yiyecek sokmadık. Ve ölümle göz göze gelmişken, hücre hücre eriyen bedenlerimizi kısmen de olsa insanca koşullarda yaşayabileceğimiz bir hapishaneye taşıyabildik.

Bugün aylar süren açlığın izlerini henüz vücudumuzda taşırken aynı savaşa tekrardan girmeye zorlandık. Bu bizim nezdimizde Grup Yorum’a yönelik bir intikam saldırısı değilse nedir? Açıkçası bizi sakatlamak, öldürmek hedefleri. Aynı Gürkan Türkoğlu’na yaptıkları gibi… Bizim canımız Gürkan’ınkinden daha değerli değil ve biz de Gürkan’ın sahip olduğu değerler uğruna sonuna kadar yürüme kararlılığındayız.

Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi’nden yazıyor oluşum sizleri şaşırtmasın! Bizleri tekrardan YGH’lere götürmediler belki ama bu hapishanenin içerisine bir YGH inşa edip bizi de içine attılar. Size anlattığım koşullar da bu malumun ilanı oluyor.

Sevgili Sendika.Org emekçileri,

Gürkan Türkoğlu insanlık dışı bu koşulları ortadan kaldırmak için hayatını ortaya koydu ve aramızdan ayrılalı henüz 1 ay bile olmadı. Öfkemiz yasımızdan kısa sürmesin, tersine bizi harekete geçirsin istiyoruz. Biliyoruz ki sesimiz duyuldukça ve duyuruldukça bu koşulları değişmeye zorlayacağız. Ve nihayetinde yine bize kazanacağız.

Sesimizi duyuracağınıza inanıyor ve çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

Saygılarımla

Tutsak Grup Yorum Emekçisi

Cemil Kurt

21 Temmuz 2026

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar