Şubat 1980 Karakollardaki İşkence ve Tariş Direnişindeki Polis Baskısına Karşı Kampanya

1980 yılına içinden çıkılmaz krizlerle giren oligarşi 24 Ocak Kararları’yla birlikte baskı ve terörünü de artırdı. İşkence o güne dek görülmemiş ölçüde yaygınlaştırıldı. En ücra karakollar bile bir işkence merkezi durumundaydı. Sıradan nedenlerle karakola düşen halkımız işkence tezgahlarından geçiriliyordu. Sivil faşistlerin belli oranda etkisizleştirilmesiyle beraber oligarşi polisi daha aktif olarak devreye soktu.

İlerici-demokrat POL-DER’li polisler tasfiye edilirken, POL-BİR’li faşist polisler MHP’nin kolu gibi çalışıyordu. Sivil faşist terör ve devlet terörü açık bir bütünleşme içindeydi.

Ülkedeki polis terörünün halkın üzerinde giderek arttığı bu süreçte faşist devlet, aynı vahşilikle İzmir  Tariş’te direnen işçilere, gecekondululara saldırıyordu.

Devrimci Sol işte böyle bir süreçte polis terörüne ve işkenceye karşı bir kampanya düzenledi. Baskı ve işkencelere son verilmesi için hükümeti uyarmaya yönelik bu kampanya içinde işkenceciler teşhir edildi ve cezalandırıldı.

Kampanya boyunca çeşitli ajitasyon-propaganda faaliyetleri hayata geçirilirken askeri boyutta karakol baskınları üzerinde şekillendi. Tahtakale, Yedikule, Karagümrük karakollarına baskınlar düzenlenerek bu karakollar silahsızlandırıldı. Baskınlarda polisler hedef alınmadı. Karakollar basılıp tahrip edilirken, polisler

enterne edilerek silahlarına el konuldu. Duvarlara yazılar yazıldı. Sadece bir karakolda Devrimci Sol savaşçılarının tüm uyarılarına rağmen ateş eden bir polis zorunlu olarak cezalandırıldı.

Eylemler; Devrimci Sol’un eylem çizgisini de dost, düşman herkese göstermişti. Rastgele taranan, kendini koruma yanının ağırlık kazandığı salt askeri bakış açısına göre biçimlenen eylemlere karşı, Devrimci Sol’un politik amaca uygun eylem çizgisi, halkın adaletinin biçimlenmesinde önemli kilometre taşlarından biri olmuştur.

Kampanya amacına ulaşmış, halka işkencecilerin durumunu açıkça göstermiş, oligarşiyi de ciddi bir şekilde uyarmıştı. Kampanya sonrasında özellikle semt karakollarının dolaylı yollardan Devrimci Sol’a haberler gönderip karakollarında işkence yapmadıklarını, halka iyi davrandıklarını söylemesi kampanyanın başarısının en somut göstergelerinden biriydi.

Kampanya diğer şehirlerde de Tariş Direnişi’ne destek eylemlerinin örgütlenmesi, polis ve jandarmaya, faşistlere ait binaların bombalanması, diğer mücadele ve eylem biçimleri çerçevesinde yürütüldü.

Elazığ’da faşistlere ait işyerleri, Malatya’da MİSK bombalandı. Kampanyanın İzmir bölümünde ise işkencenin yaygınlaştırılmasının ve Tariş’teki baskıların birinci dereceden sorumlusu olan AP hedef alındı.

Zaten başından itibaren Tariş direnişinin içinde olan, gerek fabrikalardaki direnişte, gerekse de gecekondular ve okullardaki destek direnişlerinde yer alan, şehirde oligarşiye karşı çeşitli eylemler gerçekleştiren Devrimci Sol, kampanya çerçevesinde 9 Şubat’ta Kapılar semtinde bir gösteri yapıp alandaki bir bankayı bombalarken, 11 Şubat’ta da AP İzmir İl Binasına bir baskın düzenledi. İçeriye

işkencelerin, Tariş’teki saldırıların sorumlusunun AP olduğunu açıklayan yazılar yazılırken, balkondan dışarıya bir pankart asılarak bina bombalandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar