
Tarihimizden
Ekim 1989 Firarlar
‘89 yılı aynı zamanda Devrimci Sol tutsaklarının zindan duvarlarını aşarak sıcak mücadeleye koştukları bir yıl oldu. Özgürlük eylemleri oligarşide büyük korku ve panik yaratırken, hemen tüm sol taban ve halk nezdinde büyük bir sevinç yaratıyordu. Oligarşi firarların halk kitleleri üzerinde bıraktığı olumlu etkiyi kırmak için ideolojik psikolojik saldırılarına başladı. Çeşitli spekülasyonlar yaparak firarlara gölge düşürmeye çalıştı. Oligarşi telaşında haklıydı, çünkü bu firar 12 Eylül’ün teslimiyet politikasının başarısızlığa uğratıldığının bir ilanıydı. İlk olarak Ekim ‘89’da oligarşinin sırrını bugün bile hala çözmediği bir özgürlük eylemiyle, Devrimci Sol önderi Dursun Karataş kaldığı Sağmalcılar Hapishanesi’nden özgürlüğüne kavuştu.
Devrimci Sol önderinin özgürlüğüne kavuşmasının ardından Sinan Kukul, sonraki günlerde de İbrahim Erdoğan, Mürsel Göleli, Ahmet Fazıl Ercüment Özdemir, İbrahim Yalçın Arıkan… peşi sıra tutsaklıklarına son vererek mücadeleye koştular. Devrimci Sol önder kadrolarının firarı hem manevi, moral bir güç, hem maddi bir güçtü. Nitekim süreç onlarla daha nitelikli hale geliyor, atılımın koşulları oluşuyordu.