
Tarihimizden
Şehitlerimizin Hesabını Soruyoruz
İşkenceciler; “Sokağa Çıkmayın, Sırtınızı Duvara Dönerek Dolaşın”
Oligarşi 16-17 Nisan katliamıyla ve daha sonraki cinayetleriyle bizleri kuralsız, pis bir savaşa çekmek istedi. Katliamlarla bir yandan değerli savaşçılarımızı hedeflerken, aynı anda insanlık dışı uygulamalarıyla bilinçsiz, kendiliğindenci tepkileri, kuralsız bir savaşı zorladı. Ancak örgütümüz hiçbir zaman oligarşinin bu tuzağına düşmedi, tüm eylemlerinde ilkeleri ve daha önceden açıkladığı hedefler doğrultusunda hareket etti… O pis, çirkef bir savaş istiyordu, biz ise kurallarımızla, ilkelerimizle, hedeflerimizle bu savaşı nasıl kavradığımızı ve hiçbir zaman bilinçsiz bir kör terör içine düşmeyeceğimizi bir kere daha kanıtladık.
Savaşı pis ve çirkef yöntemlerle sürdürmek ancak, korkunun, paniğin belirlediği, oligarşinin yöntemi olabilirdi ve öyle oldu. Sonuçta korkuları daha da arttı, panikleri biraz daha yayıldı.
16-17 katliamı sonrası daha katliamın sürdüğü günlerden başlayarak oligarşiye küçük çaplı bir savaş yaşattık. SDB’lerimiz ve milislerimiz bulundukları her yerde hesap soran silahlı eylemler gerçekleştirdiler.
16-17 Nisan şehitlerimiz ne demişti?
“Alçaklar, yoldaşlarımız cezalandıracak sizi”, “Devrimci Sol bayrağımız ülkemizin her yanında dalgalanacak.”
Şehitlerimizin sözünü yerine getiriyorduk.
Eylemsiz gün yok gibiydi. İstanbul başta olmak üzere Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Adana’da… Onlarca işkenceci cezalandırıldı.
İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, çaresizliğini ve cinayetlerini yalanlarla örtbas etmeye çalışıyordu. Necdet Menzir işkenceci polislerine “gerekmedikçe sokağa çıkmayın, sırtınızı duvara dönerek yürüyün, elleriniz tetikte dolaşın” talimatı vermek zorunda kalıyordu. Dönemin iktidar partisi DYP binaları da şiddetimizden nasibini alıyor, bombalanarak tahrip ediliyordu.
