Emperyalist Haydutluk: Çakal ABD, Venezuela’ya Saldırdı; Devlet Başkanı Maduro’yu Kaçırıp Esir Aldı
Çakallar Sürüsü, Haydutlar…
Halkları Teslim Alamayacaksınız!
ABD, aylardır Karayipler üzerinden ablukaya aldığı Venezuela’ya 3 Ocak’ta saldırdı. Başkent Karakas’ın birçok yerine bombalar yağdırarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro Moro ile eşi Cilia Flores’i tam bir haydutlukla ABD’ye kaçırıp esir aldı.
ABD emperyalizmine boyun eğmiyor diye Venezuela devlet başkanını kaçırmak tam bir haydutluktur. Çakallıktır, alçaklıktır…
Çakallar, haydutlar sürüsü emperyalistler…
Asalak, çürümüş, kokuşmuş emperyalizmin gerçek yüzüdür ABD’nin Venezuela’ya saldırısı.
Çakal ABD emperyalizminin imparatorluk gösterileri çürümüşlüğünün, krizinin, kokuşmuşluğunun göstergesidir.
Dünya, emperyalizmin çiftliği olmayacak. Bu haydutlukları ilelebet sürüp gitmeyecek. Halkların direnişine çarpacaklar.
Haydutlukla, korsanlıkla dünya imparatorluğunu kuramayacak ABD emperyalizmi.
Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Filistin, Lübnan, İran, Venezuela saldırıları imparatorluğun krizidir. Emperyalizmin krizi büyüdükçe saldırganlıkta en aşağılık yöntemlere başvuruyor.
Bir avuç çakallar, asalaklar sürüsü emperyalizm…
“Eşi benzeri görülmemiş bir operasyon” diye açıkladı Trump haydutluğunu…
Dayı’nın deyimi ile “ÇAKAL” bunlar… Kır kurdu da denir çakala… Çakallar, kendilerini kurt sanırlar, ama it soyundan gelirler. Çakal; ne it olmayı kabul eder ne de kurt olmayı başarır…
İt de olsa, çakal da olsa emperyalizmle özdeştirmek hayvanlara haksızlık olur.
“…‘Batı Uygarlığı’ parlak görünümünün altında bir sırtlan ve çakal sürüsünden başka bir şey değilmiş meğerse… Silahsız halkları yutarak beslenen canavarlar bunlar. İşte, emperyalizm insanı bu hale getiriyor, imparatorlukların ‘Beyaz Adamı’nın belirleyici özelliklerini bu canavarlıklar oluşturuyor…” diyor ErnestoChe Guevara.
Bu çakallığınız yanınıza kalmaz; hesabını soracak dünya halkları…
Emperyalist tekellerin soytarısı Trump, Maduro’nun kaçırılmasından sonra yaptığı açıklamada “güvenli, düzgün ve mantıklı bir iktidar geçişi sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz. Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri figürler şunu anlamalıdır ki Maduro’ya ne olduysa aynı şey onlara da olabilir ve eğer halklarına karşı adil ve dürüst olmazlarsa bu onlara da olacak” diyerek tehdit etti.
Venezuela’nın ‘petrol işinde başarısız’ olduğunu öne süren Trump, “dünyanın her yerindeki en büyük Amerikan petrol şirketlerini bu ülkeye sokacağız” dedi. Venezuela’yı babasının çiftliği olarak görüyor.
ABD EMPERYALİZMİNİN HAYDUTLUĞU KRİZİNİN BÜYÜKLÜĞÜNDENDİR
Trump’ın tehditleri sadece Venezuela ile de sınırlı kalmadı, Küba, Kolombiya ve Meksika’ya da tehditler yağdırdı. ABD, İsrail’i Orta Doğu’da saldırtıyor, İran’a saldırdılar sonuç alamadılar, şimdi yine kuşatmaya çalışıyorlar. Grönland, “bizim olmalı” diyor. Panama’yı alma peşinde, Kanada’yı 52. eyalet yapacağım diyor. Güney Kafkasya’ya Trump Koridoru ile girdi… İşbirlikçileri aracılığıyla Suriye’ye çöktüler. Libya’yı parçaladılar, Filistin’de, Yemen’de ve Lübnan’da direnenleri teslim almaya çalışıyor.
ABD emperyalizmi saldırırken ne BM tanıyor ne de NATO… “Uluslararası Hukuk” denen şeyin haydut ABD’nin çıkarlarını korumak olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Fakat ABD emperyalizminin bu saldırganlığı gücünün değil, güçsüzlüğünün göstergesidir. Kendini dünyanın imparatoru olarak görse de esas olarak hiçbir yerde istediği düzenini kuramamaktadır.
ABD emperyalizminin dünya üzerinde ki hegemonyası her geçen gün daha da zayıflıyor. ABD, 2000’lere kadar dünya üretiminin neredeyse yarısını yaparken şimdi yüzde 15’lere kadar geriledi. Dolar tüm dünyada rezerv para olarak kullanılırken şimdi bu oran yüzde 60’lara kadar geriledi. İkili ticaretlerde ulusal paraları kullanma oranı adım adım artıyor. ABD’nin finans sistemine alternatifler ortaya çıkıyor. ABD, teknolojinin en önemli alanlarında geçilmiş durumda. Bugün dünyanın tek belirleyeni ABD değil, birçok alanda Çin’in gerisinde kaldı ve teknolojinin çok önemli parçalarında Çin’e bağımlı durumda. İşte tam da bu nedenlerden dolayı ABD pervasızca saldırmaktadır. Tüm Amerika kıtasını kendi malı olarak görüyor. Arka bahçesi olarak gördüğü Latin Amerika’da Çin’in 35 ülke ile ticari anlaşmaları var. Venezuela’ya saldırısı da ABD yaptırımlarına uymayan Çin’in Venezuela ile olan ticari ilişkilerini kesmektir. Hedef sadece Venezuela da değil, kendisiyle işbirliği yapmayan tüm ülke yöneticilerine tehdittir.
Sonuç olarak;
1)ABD’nin, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu kontra bir yöntemle kaçırıp esir alması emperyalist haydutluktur.
2)Aylardır Devlet Başkanı Maduro’yu “uyuşturucu üretiyor, bizim ülkemizi zehirliyor” diye tehdit ederek ülkesini terk etmesini istiyordu. Dünya uyuşturucu ticaretinin başını tutan ve uyuşturucudan en büyük parayı kazanan ABD’dir. Böyle bir gerekçeyle saldırması tam bir alçaklıktır.
3)Venezuela 1999 yılında Chavez’in iktidara geldiğinden beri ABD’nin hedefinde olmuştur. Çünkü Chavez iktidara gelir gelmez ABD’li petrol tekellerinin elinde olan Venezuela petrollerini kamulaştırdı. Bu nedenle Chavez ölene kadar ABD’nin hedefinde oldu. Defalarca kez darbe girişiminde bulundu. Chavez’den sonra Maduro’ya karşı da kuklaları aracılığıyla darbe yapmaya çalıştı. Ancak başaramadılar. Yıllardır yaptırımlarla Venezuela halkını cezalandırdı ABD. Bugün Maduro’yu halkı aç, yoksul bırakmakla suçluyorlar.
4)Chavez’den Maduro’ya Venezuela halkı ABD emperyalist haydutlarına teslim olmadığı için kaçırılmıştır. Ülkesinin petrollerini, nadir elementlerini, tüm yer altı ve yer üstü kaynaklarına peşkeş çektirmediği için Maduro’yu alçakça kontra bir saldırıyla kaçırdılar.
5)Bütün dünyayı kan gölüne çeviren halkların baş düşmanı hırsız, haydut ABD emperyalizminin hiçbir ülkenin başkanını yargılamaya hakkı yoktur. Çünkü dünya halklarının katili ABD’dir.
6)ABD emperyalizmi tüm saldırganlığına, haydutluğuna rağmen halkları teslim alamayacak. Filistin’den Yemen’e, İran’dan Venezuela’ya halklar teslim olmayacak, direnecek.
7)ABD, şartsız koşulsuz Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro Moro ile eşi Cilia Flores’i serbest bırakmalıdır.
