Sevgi Erdoğan’ın Uşak Hapishanesi’nde Bant Takma Töreni’nde Yaptığı Konuşmanın Bir Bölümü

Sevgi Erdoğan’ın Uşak Hapishanesi’nde Bant Takma Töreni’nde Yaptığı Konuşmanın Bir Bölümü

(…) Sömürüye son diyecek yüreklerin daha bir çözüme yaklaştıracağına inanıyorum. Bu 1984’te de böyle oldu, 1996’da da. Apolarda biz bir avuçtuk belki. 1996’da kitlelerleydik. Yarın devrime koşan devrim için yürekleri çarpan sarmalayan ve hücreleri gerçekten onların başına yıkacak bir güce sahip olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Zafer kazandık.

(…) Gelecek kuşaklara diyorum. Her şey çocuklarımız için, gündüzlerinde aç olmayacakları, gecelerinde huzur içinde yatacakları bir dünya için. Dünyanın Türkiye’sinde bu bayrağı onurlandırmak, devrimin bu kadar dinamizm taşıyan bir ülkesinde o halkın bir çocuğu olmak, savaşçısı olmak çok daha onurlu bence. Ve bu anlamda sarsacağımız yürekler sadece ülkemizde olmayacak. Anadolu’muzda olmayacak. Dünya halkları olacak ve biz burada 1917’de 20. Yüzyılı sarsan Ekim Devrimi’ni, biz, 21. Yüzyıla taşıyacağız; kendi ülkemizde inancımız ve kararlılığımızla devrime bir adım daha yaklaşmanın onuru ve gururuyla yürüyeceğiz. Ben 19 Ekim’de duygularımı biraz şiir biraz yazı olarak ifade etmiştim. Bugün bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Su toprağa hasret

Namus vatana

Yiğit son an’a

Gün yakındır doğar birazdan

Gel ey zafer…

Sana sunduk en genç bedenlerimizi

Sana adadık tecrübeli sevdiklerimizi

Gel ey zafer…

Çocukluğuna hasret çocuklar

Mutlu bir dünya için

Sevgiye hasret tüm insanlık için

Taşındı yürekte bu aşk, bu sevda

Gel ey zafer…

Bu yüreğe tacını tak

Senin olsun…

Bir seher vaktinde

yürüyorum işkenceye, katliama, kaybedenlere,

Susurluk devletine, emperyalizme rağmen

Yürüyorum sevdamıza hasret

Zafer öpücükleri

Alnımıza konsun diye…

(…)

Önderimizin yeni yüzyıla başlarken hepimize armağan ettiği bir mesajı vardı. Biz, onun o mesajının ete kemiğe bürünen kişileri olacağız. Savaşçıları olacağız.

(…) Bu tarihte gerçek biziz, alternatif biziz. Bu 30 yıllık tarih büyük kahramanlıkların, büyük direnişlerin tarihidir. Bütün dünya değişse bütün dünya hainlerle dolsa bizim değişmediğimiz, halklara ihanet etmediğimiz, Marksizm-Leninizm’in bilimsel bir gerçek olduğunu bilmek, emperyalizm ve faşizme karşı çıkmamanın Marksizm-Leninizm’den de öte bir ahlak sorunu olduğunu bilmek inancı bizleri ayakta tutmuştur. Direnmeyi ve savunmayı öğretmiştir. Bu tarihte ihanetler vardır. Emperyalizmi, kapitalizmi kavramamış düşmanı tanımamış, düzenden politik ve ahlaksal olarak kopmamış zayıf unsurlar, çürükler, düzenin gizli ajanları her zaman olmuştur. Sadece ölmek ve öldürmek için değildir. Faşist iktidarla süren bu kavgada, biz kadınlarımızın, genç kızlarımızın devrimci savaşçı olmak için herkesten daha çok nedeni olduğu şiarını bize gösteren Önderimizdir. … Mahirlerden bu yana ölmesini bilmenin, ideal sahibi olmanın, ölüm orucu tercihinin bizzat devrim tercihi olduğunu göstermiştir. Ve devrime tamamen bağlanmak, düzenden tamamen kopuştur. Bizim kuşağımızın sürekli attığımız bir sloganı vardır, Che’ye ait: “Devrim için Savaşmayana Sosyalist Denmez!” Ben sözlerimi bu cümleyle bitiriyorum.

DEVRİM İÇİN SAVAŞMAYANA SOSYALİST DENMEZ.

YAŞASIN ÖNDERİMİZ DURSUN KARATAŞ

YAŞASIN DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ PARTİSİ-CEPHESİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar