Home Genel 1974-1975  İYÖKD PRATİĞİ

1974-1975  İYÖKD PRATİĞİ

0

CEPHECİLERİN PRATİK ÖNDERLİĞİ VE FAŞİST TERÖRÜN ARTMASI

İYÖKD bir gençlik örgütlenmesi olmasına rağmen, kendini “akademik” mücadeleyle sınırlamadı.

NATO’yu protesto eylemleri, “Tüm Siyasi Tutuklulara Koşulsuz Siyasi Özgürlük” kampanyası, 1975 Lice Depremi sonrası “Doğu Halkıyla Dayanışma” kampanyası, “İETT Zamlarını Protesto” eylemleri, “Ayrıcalıklı ve Paralı Eğitime Son” kampanyası, “Bağımsız Birleşik Kıbrıs” sloganıyla şovenizme tavır alarak Kıbrıs’ın işgaline tavır alınması, gibi çok geniş bir alanda mücadele etti. Bu mücadele içinde, on binleri

mücadeleye kattı, örgütledi.

İYÖKD’ün bu konumu, ‘74 sonrası tırmandırılan faşist saldırıların ilk hedefinin de İYÖKD olmasına neden oldu. ‘74 Aralık ayında İYÖKD yöneticisi Şahin Aydın, ‘75 yılı başında da devrimci öğrenci Kerim Yaman katledildiler.

Cephelilerin bu faşist saldırılar karşısında geliştirdiği kitlesel eylemler ve işgallerle, 12 Mart sonrasının statükoları yıkıldı. Bu pratiği sokak çatışmaları izledi. 1 Aralık’ta katledilen iki İDMMA öğrencisinin cenaze törenine polisin saldırması karşısında gerçekleşen Kocamustafapaşa Direnişi, bu süreçte önemli bir role sahiptir. Polis saldırısı karşısında dağılınmamış, tersine karşılık verilmişti. Kocamustafapaşa Direnişi devrimci hareketin önderinin de içinde olduğu ilk kitlesel sokak çatışması örneğidir. Kocamustafapaşa direnişinde somutlanan militan meşru mücadele çizgisi anti-faşist mücadelede ifadesini bulacak, faşist işgaller böyle kırılacak, faşizm böyle geriletilecekti. Devrimci hareketin anti-faşist mücadele anlayışı işte

‘75’lerde şekillenmeye başladı. Bu şekilleniş, Cephelilerle inkarcı, revizyonist, oportünist gruplar arasındaki belirleyici ayrımlardan biri olacaktı.

1975

DEVRİMCİ GENÇLİK DERGİSİ ÇIKARILMAYA BAŞLANDI

Bütün bu süre boyunca tartışmalar, ayrışmalar da sürüyordu. İYÖKD içinde de reformistler, THKP-C’nin sağ, sol yorumları arasında mücadeleler vardı.

İYÖKD ve diğer illerdeki dernekleri biraraya getirecek, Türkiye çapında DEV-GENÇ gibi bir merkezi gençlik örgütlenmesi ihtiyacı da artık kaçınılmaz hale gelmişti. Ama Cepheciler içindeki dağınıklık sürüyordu.

Yoğunlaşan pratik, ayrışmaları da hızlandırdı. Bu dönemdeki ayrışmaların bir bölümü, Devrimci Sol tarihini anlatan broşürde söyle özetleniyordu:

“Yıllarca kendi dışımızda, geçmiş hareketin içinden gelen, teori ve pratiğiyle bize önder olacak insanları bekledik. İlk gelenler, geçmiş hareketi reddedip Halkın Yolu adlı bir görüş örgütleyerek PDA’ya gittiler.

İkinci gelenler, Acil adıyla hareket örgütleyip, fokoculuğu seçtiler. Üçüncü gelenler, KSD adlı bir hareket örgütleyip revizyonizmin batağına doğru gidiyorlar…”

Bir grup daha vardı. Başını Ankara’daki “eski THKP-C’liler” çekiyordu. Genç militanlar, “eski” kadrolardan ve DEV-GENÇ’lilerden oluşan Ankara grubu ile belli bir ilişki içindeydiler. Bu grup, THKP-C’ye yönelik eleştirilere, çarpıtmalara cevap vermiyor, ama THKP-C’yi savunduklarını söylüyorlardı.

Bundan dolayı, Cepheliler, Parti-Cephe potansiyelini bölmek gibi bir tavra girmek istemiyor, ihtiyatlı hareket ediyor, THKP-C’yi yeniden yaratmada Ankara grubuyla birlikte hareket etmek istiyordu.

Tartışmalar sonucunda eski DEV-GENÇ gibi “merkezi bir federasyonun kurulması ve ideolojik birliğin sağlanması” doğrultusunda anlaşmaya varıldı.

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version