Home Genel 1978 Devrimci Sol Kuruldu

1978 Devrimci Sol Kuruldu

0

DY tasfiyeciliği geçmişin değerlendirmesi, THKP-C’nin değerlendirmesi, günümüzde yeniden örgütlenme, ulusal sorun, öncü savaşı, PASS, çalışma tarzı vd. konularda THKP-C’yi inkar eden düşüncelerini artık daha rahat savunmaya başlamıştı. Devrimci Yol (DY) hareketinde tasfiyeciliğe karşı devrimci çizginin savunulması temelinde ortaya çıkan ayrılık, 1978 yılı ortalarında netleşti.

Devrimci çizginin savunucuları Devrimci Sol olarak örgütlendiler. “Devrimci Yol Hareketinde Tasfiyecilik ve Devrimci Çizgi” adlı broşür, devrimci hareketin sağ oportünist Devrimci Yol’a eleştirilerini ve kendi görüşlerini ortaya koyan ilk temel belge olarak yayınlandı.

İlk başlarda, solun bir kısmı, Devrimci Yol- Devrimci Sol ayrılığındaki görüş farklılıklarını “küçümser” bir tavır takındı. Ancak aradan sadece birkaç ay geçtikten sonra, farklılığın “nüanslarda” olmadığı herkesin görebileceği hale geldi.

Önderimiz, Dayımız bu ayrılık konusunda daha sonra şunları söyleyecekti:

“Bildirge ideolojik birlikte ileri bir adım olmasına rağmen, DY dergisi bu ideolojik birliği tamamlamada sahibi olduğu misyonu yerine getiremiyordu. Uzun süre geçmesine karşın günlük olağan sorunlarla sayfa doldurup oyalama yolu seçiliyordu. İtirazlara ise hep ‘bekleyin’ deniyordu. DY artık kendi ideolojik görüşlerini empoze edebilmek için bir zamanlama programına oynamaktaydı. Bu yaklaşımın sonucu olarak bildirge ile birlikte örgütlenmede merkeziliği sağlayacak ve mücadeleyi yükseltecek adımların atılması gerektiği kararına rağmen hiçbir adım atılmamaktaydı. Neden böyle oluyor sorularının cevabı verilmemekteydi. Bu soruların cevabını vermek ve farklılıkları gidermek yerine, hızla sağa sola insan yerleştirme, özel ilişkiler geliştirerek kendi sağ çizgilerini egemen kılabilme ve herhangi bir kopuş durumunda insanları bu yönde saflaştırma hazırlığına başlanmıştı. Zamanlamanın neye hizmet ettiği artık görünmekteydi. ‘Açılacak’ dedikleri sorunların açılmaması da burjuva politikacılığının sonucuydu.

Sorunların, henüz kendi hizip örgütlenmelerini tamamlayamadan açılması ve tartışılması sonları olabilirdi.

Çünkü şimdiye kadar THKP-C’yi savunuyoruz şeklinde ortaya çıkmış, böyle tanınmış ve bu yaklaşımla THKP-C potansiyelini büyük oranda toplamışlardı. Veya öyle görünüyordu. Bütün hizip girişimlerine, gözle görülür ayak oyunlarına ve bunları görmemize rağmen sineye çekmeyerek görüşlerin açılmasında ısrarlı olduk. Yine tek bir adım atmadılar. Taraftarlarımızın tepkileri giderek artıyor, artık bu durumun böyle sürmeyeceği, müdahale etmemiz gerektiği her gün biraz daha artan dozda ifade ediliyordu.

Tıkanan, artık söylemlerin etkisiz olduğu ve açmazlarla karşı karşıya kaldığımız durumu çözmek için son bir adım daha atmaya karar verdik. İleri gelen, kitlelere önderlik eden tüm kadrolarımızla konuşarak ‘73-74’lerden beri süreci omuzlamış önder insanlarımızın görevlerini bırakarak, ‘bu tür sorunlar hemen tartışmaya açılıp, bir sonuca ulaşılır, ya da gelinen aşamada bu belirsizlikle, bu anlayışla Devrimci Yol ismi altında faaliyet sürdürmemiz mümkün değildir’ şeklinde bir yaklaşım içerisine girerek baskı unsuru olma kararına vardık.”

Devrimci Yol hareketinde 1978 yılı ortalarında ortaya çıkan ayrılık, devrimci bir ayrılıktır. Ayrılık döneminde ve sonrasında birçok çevre “temel görüşlerde farklılıklar yok” diyebiliyordu. Ayrılığın daha ilk 6 ayından sonra ise bu görüş değişmiş, THKP-C’yi Devrimci Sol’un savunduğu söylenmeye başlanmıştır.

Yaşanan süreç Devrimci Sol ile Devrimci Yol örgütleri arasındaki ideolojik, siyasi, örgütsel farklılıkların çok açık ve net olduğunu göstermiştir. 1978 başlarında Türkiye devriminin izleyeceği yolun, THKP-C tarafından belirlenmiş olduğunu söyleyip, DY’nin sağ bir pratik yarattığını, yarı-legal, gevşek bir örgütlenmeyi savunduğunu, dolayısıyla THKP-C’nin sağ yorumu olduğunu belirtmek, “başı bozukluk”, “kariyerist amaçları için örgütü bölmek” suçlamalarına muhatap olmak demekti. Ayrılığı bir zorunluluk olarak gören Devrimci Sol için ise bu aşamada ayrılık, sürecin kendilerini haklı çıkaracağına güvenmek ve THKP-C görüşlerinin tasfiyesine şiddetle karşı çıkmak, M-L’yi ve THKP-C tarafından belirlenen Türkiye Devriminin Yolu’nu savunmak anlamına geliyordu. Dolayısıyla ayrılık devrimci bir ayrılıktı.

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version