Home Genel 1980 24 Ocak Kararlarını ve Zamları Protesto Kampanyası

1980 24 Ocak Kararlarını ve Zamları Protesto Kampanyası

0

TÜM İSTANBUL ESNAFI DEVRİMCİ SOL’UN ÇAĞRISIYLA KEPENKLERİNİ KAPATTI

1979 yılında yapılan ara seçimlerle iktidara gelen Demirel’in azınlık hükümeti halka yönelik baskıları arttırdı. Bir tarafta yeni baskı yasaları çıkarılırken, ekonomik kriz de egemenleri korkutan boyutlara ulaşmıştı. Oligarşi çözümü yine IMF’nin dayattığı paketlerde arıyordu. IMF ile yeni bir anlaşma imzalandı. Ve mimarlığını Özal ve Demirel’in yaptığı “24 Ocak Kararları” hazırlandı. Buna göre öncelikle TL’nin değeri dolar karşısında yüzde 48.6 oranında devalüe edildi. Bir dolar 47 liradan 70 liraya çıktı. Halk daha fazla sefalete itildi. Ücretler aynı kalırken, halk zamlar altında eziliyordu. Tüm halkın geleceği emperyalizme ipoteklenmişti.

Halktaki derin memnuniyetsizliğin büyüdüğü, sınıf mücadelesinin giderek yükseldiği bu koşullarda, bu ekonomik kararların uygulanması ancak açık faşizm ile mümkündü. Bunu bilen hükümet, ekonomik paketle beraber birçok polisiye önlemi içerisine alan bir paket daha hazırlamıştı. Kısacası, cuntanın hazırlıkları yapılıyordu. Öyle ki burjuva muhalefet bile artık “cuntadan başka çare kalmadığını” söylüyordu.

Bütün bu gelişmeleri değerlendiren Devrimci Sol, bir yandan devrimcilerin kendilerini cunta koşullarına göre hazırlamalarının gerektiğini belirtirken, halk muhalefetini geliştirecek, faşist terörü caydıracak kampanya ve eylemleri de sürdürüyordu. “24 Ocak Kararlarını ve Zamları Protesto Kampanyası” da iste bu süreçte başlatıldı.

Kampanya boyunca ülkenin dört bir yanında birçok eylem, etkinlik hayata geçirildi. Yüzbinlerce bildiri dağıtıldı. Siyasal teşhire yönelik birçok eylem ve gösteri yapıldı. Emperyalizmin işbirlikçisi olan tekellere yönelik baskınlar düzenlendi. 8 Şubat 1980’de Bayrampaşa Maltepe’de Migros Ana deposu basılarak yiyecek kamyonları kamulaştırılıp gecekondu mahallelerinde dağıtıldı.

Kampanyanın en önemli, bir anlamda “doruk” eylemi İstanbul’da ve kısmen başka yerlerde de gerçekleştirilen 15 Şubat’taki kepenk kapatma eylemi oldu. Kepenk kapatma eylemi halkın oligarşiye ve onun zam ve zulüm politikalarına karşı tepkisinin ve Devrimci Sol’un bu potansiyeli açığa çıkarmadaki doğru önderliğinin güçlü ve görkemli bir ifadesiydi. Katılımın yüzde 90 olduğu kepenk kapatmada esnaf ilk kez devrimcilerle böylesine güçlü bir şekilde kaynaştı.

Bu eylem oligarşiyi şok etmişti. Gazeteler İstanbul için “ölü şehir” diyorlardı. Oligarşinin eylem öncesi demagojileri ve eylem günü azgınca saldırısı da eylemi kıramadı. Eyleme saldıran sadece oligarşi olmadı.

O dönem başta DY olmak üzere oportünizm eyleme saldırmaya, eylemin başarısı karşısında da “zorla yaptırıldı” diyerek karalamaya çalıştı. Gerçek ise Devrimci Sol’un halkın insanca yaşam arayışlarına, taleplerine öncülük ettiğidir.

OCAK 1980

MİGROS ANA DEPOSU BASKINI VE KAMULAŞTIRMA

Zamlara karşı kampanyanın önemli eylemlerinden birisi Migros deposunun basılıp, kamulaştırılmasıydı. Eylemi başarıyla tamamlayan savaşçılar deponun kapısına

“Zamların Sorumlusu Tekellerdir – Devrimci Sol” yazılı pankartı asarak geri çekildiler.

Yiyecek dolu 6 kamyon da belirlenen mahallelere götürülerek görevliler tarafından halka dağıtıldı. Bu eylemle ilgili olarak Devrimci Sol o dönem yaptığı açıklamada şöyle diyordu: “Eylemin amacı, pahalılığa, yoksulluğa karşı protesto sesini yükseltmek, zamların sorumlusu Vehbi Koç’a ait olan Migros’un yiyeceklerini yoksul halkımıza dağıtmaktı. (…) Devrimci şiddet eylemleri halkın örgütlü gücüyle birleştiği zaman tam anlamıyla amacına ulaşabilir. Propaganda, ajitasyon, halkın dolaylı olarak eylemin propaganda alanına çekilmesi, devrimci şiddetin başarıya ulaşması için şarttır. Migros eylemi bunun bir örneğidir.” (Devrimci Sol, Sayı: 1, Mart 1980, s.21)

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version