
Tarihimizden
Nisan – Kasım 95 Kayıplar Kampanyası
Ayşenur Şimşek’in Ocak 1995’te kontrgerilla tarafından kaçırılıp 12 Nisan’da katledilmiş olarak bulunması, ardından Hasan Ocak’ın Beykoz’da kimsesizler mezarlığında bulunması ve genel olarak oligarşinin kayıp politikasına yoğunluk vermesi üzerine Devrimci Halk Güçleri, TİYAD’lı Aileler, sanatçılar, memurlar, DLMK’lılar, TÖDEF’liler, kayıplar için harekete geçtiler.
İlk etapta afişlerle, radyo yayınlarıyla, yazılamalarla, açıklamalarla, afişlemelerle, pankart asmalarla halk bu konuda duyarlı kılınmaya çalışıldı.
TİYAD’lı aileler 12 Mayıs’ta Boğaz Köprüsünü trafiğe kapattılar. “Evlatlarımızı SağAldınız Sağ İstiyoruz” pankartını açan TİYAD’lılar sloganlarla kayıplara sessiz kalmayacaklarını haykırdılar.
Devrimci Halk Güçleri 13 Mayıs’ta Nurtepe’de Hüseyin Aksoy Parkı’nda bir halk toplantısı düzenleyerek yeni kayıplara izin verilmemesi için çağrıda bulundu.
16 Mayıs’ta İkitelli Kereste Fabrikası DHKC tarafından tahrip edilirken, bir gün sonra Nurtepe ve Alibeyköy’de faşistlere ve işbirlikçilere ait işyerleri yakıldı.
18 Mayıs’ta Devrimci Halk Güçleri İstanbul Hasköy Kalaycıbahçe Caddesinde yol kesme eylemi yaptı.
Ardından Devrimci Halk Güçleri imzalı “Ayşenur Şimşek’i Sağ Aldılar, Katlettiler, Yılmayacağız” yazılı pankartla yürüyüşe geçildi.
19 Mayıs’ta gözaltında işkenceyle katledilen Hasan Ocak’ın cenaze törenine on bin kişi katıldı. Cenazede DHKC Devrimci Halk Güçleri de yer aldı.
Tekelci sermayenin kurumlarından Küçükçekmece İşadamları Derneği DHKC tarafından kayıpların hesabını sormak için yakılarak tahrip edildi. Bunun yanı sıra Maslak, Halıcıoğlu, Gültepe’de bulunan bazı bankalar, Dudullu’daki İhlas Holdinge bağlı İhlas Kargo yakılarak tahrip edildi.
Gazi Mahallesinde Devrimci Halk Güçleri kayıplar için gösteri düzenledi.
Bağcılar’da 31 Mayıs günü DHKC tarafından bir gösteri düzenlendi. Bağcılar Mahmutbey Caddesi iki taraftan molotoflarla trafiğe kesildi.
Birçok demokratik kitle örgütü, sendika ve derneklerden, şehit ve kayıp ailelerinden oluşan 2 bin kişi gözaltında kayıpları ve katliamları protesto etmek için 1 Haziran’da Sirkeci Garı önünde toplanarak İstanbul Valiliğine yürüdü.
İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin bütün şubelerinde kayıplar, katliamlar için süresiz açlık grevine başlanıldı. Açlık grevinde olan aileler Kadıköy Altıyol’da kayıplar için bir gösteri yaptılar.
30 Mayıs’ta Eskişehir Anadolu üniversitesinde devrimci öğrenciler kayıplar için masa açtılar. Polis ve sivil faşistler masalara saldırdı. Ege ve Çanakkale Üniversitesinde kayıplar için forumlar düzenlendi.
Gültepe’de 26 Mayıs’ta Devrimci Halk Güçleri tarafından bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş sonunda Türk Ticaret Bankası ve Ziraat Bankası Gültepe şubeleri tahrip edildi.
Devrimci Halk Güçleri “Kayıpları Bulacağız, Katledenleri Yargılayacağız” kampanyası çerçevesinde Yeni Demokrasi Hareketi İstanbul İl Merkezini işgal ettiler. YDH binasına “Kaybedilen 300 İnsanımız nerede, Ayşenur, Hasan, Rıdvan’ın Katillerini İstiyoruz, Yargılayacağız” yazılı ve Devrimci Halk Güçleri imzalı pankart astılar. Eylem esnasında sloganlar atıldı, halka konuşmalar yapıldı. İşgale müdahale eden polis, binaya gaz bombaları atarak eylemcileri işkence merkezlerine götürdü.
Bu işgal eyleminden bir gün sonra Devrimci Halk Güçleri Galata Kulesini işgal ettiler. Kapıya barikat kuran eylemciler kuleden aşağıya Devrimci Halk Güçleri imzalı İngilizce ve Türkçe olarak “Yüzlerce Masum İnsanın İnfazını Yapan Katiller Katliama Devam Ediyor. Katilleri Bulacağız”yazılı pankartlar astılar. İşgal 3 saat sürdü.
Haklar ve Özgürlükler Platformu, Demokratik Mücadele Platformu ve Demokratik Haklar Platformu 8 Haziran’da Galatasaray lisesi önünde bir açıklama yaparak Ankara’ya hareket ettiler. Ancak polisin saldırısı sonucu 33 kişi gözaltına alındı. Buna rağmen devam eden yürüyüş Ankara yakınlarında engellendi.
Kampanya boyunca ülkenin birçok yerinde binlerce yazılama yapıldı, bombalı-bombasız pankartlar asıldı, bildiriler, kuşlamalar, özel sayılar dağıtıldı. Pek çok semtte Parti-Cephe bayrakları ve kayıpların hesabının sorulacağını yazan pankartlar asıldı.
Yurtdışında da kayıplarla ilgili eylemler yapıldı. İmza kampanyaları düzenlendi, birçok yerde işgaller, yürüyüşler gerçekleştirildi.
Demokratik eylemler dışında bir dizi silahlı eylemle kayıplar politikasının hesabı soruldu.
DHKC Dersim İbrahim Erdoğan Kır Silahlı Propaganda Birlikleri kayıplar ve Sibel’in katledilmesine misilleme olarak 10 Haziran’da Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Çağlarca Karakoluna baskın düzenledi.
9 Temmuz’da DHKC İbrahim Yalçın Silahlı Propaganda Birliği Okmeydanı Halide Edip Adıvar Caddesinde bir polisi cezalandırıp silahına el koydu.
17 Temmuz’da DHKC Ferit Eliuygun Silahlı Propaganda Birliği Alibeyköy’de Eyüp Amirliğine bağlı Terörlü Mücadele Bürosu’nun bir ekibine silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda bir işkenceci cezalandırılırken, bir diğeri yaralı olarak kurtuldu.
Dönemin hükümet ortağı CHP’nin Fatih ilçe binası 21 Temmuz’da DHKC tarafından basıldı. Binanın duvarlarına “Kayıpların Katliamların, İnfazların Hesabını Sorduk, Soracağız” sloganları yazıldı.
Gazi’de Liseli DEV-GENÇ 26 Temmuz’da karakolun üst sokağında gösteri yaptı.
Okmeydanı-Kasımpaşa otobanı 4 Ağustos’ta lastikler ve molotoflarla trafiğe kapatılarak Devrimci Halk Güçleri tarafından bir gösteri yapıldı.
6, 7 ve 8 Ağustos tarihlerinde çeşitli yerlerde faşistlere ait işyerleri Devrimci Halk Güçleri tarafından bombalanarak tahrip edildi.
17 Ağustos’ta DHKC Cavit Özkaya Silahlı Propaganda Birliği Üsküdar Örnek Mahallesi, Esat Paşa Caddesinde işkenceci polislere yönelik bir saldırı gerçekleştirdi.
20 Ağustos’ta DHKC Ferit Eliuygun Silahlı Propaganda Birliği Kağıthane Örnektepe Polis Karakoluna silahlı saldırı düzenledi.
Küçükarmutlu’da faşist örgütlenme için kullanılan bir pastane molotoflandı.
28 Ağustos’ta Okmeydanı’nda bir faşistin işyeri tahrip edildi.
İstanbul Nişantaşı’nda bulunan Vakkorama binası 4 Eylül’de DHKC tarafından bombalandı.
