Tarihimizden

15 Mart 1982 “Cezaevlerinde İşkencelere Karşı Çıkalım” ve “Cunta Devrimcileri Yargılayamaz” Kampanyaları

Halk muhalefetini önemli oranda etkisizleştiren faşist cunta bu kez gözlerini hapishanelerin üzerine çevirmişti. Cunta işkence ve baskı politikalarıyla devrimcileri teslim almak, inançlarından, kişiliklerinden soyundurmak istiyordu. Bu amaçla düzenlediği saldırıları devrimci tutsaklar direnerek göğüslüyorlardı.

Metris Hapishanesi direnişin önemli bir odağı durumundaydı. Metris’te o süreçte Eylül-Ekim 1981 ve Nisan-Mayıs 1982 tarihlerinde olmak üzere iki uzun süreli Açlık Grevi yapıldı.

Devrimci Sol bu süreçte direnen tutsaklara sahip çıkan, işkence ve baskıları, zulmü teşhir eden bir kampanya düzenledi. “Cunta Devrimcileri Teslim Alamaz”, ‘”İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” şiarları temelinde yürütülen kampanya hapishane direnişleriyle dışarının direnişini birleştiriyordu.

Ayrıca Devrimci Sol Ana Davasının başlaması üzerine Devrimci Sol direnen devrimci tutsakları desteklemek, kamuoyunun dikkatini çekmek, mahkemelerde yaşanan olayları teşhir etmek amacıyla 15 Mart 1982’de “Cunta Devrimcileri Yargılayamaz” kampanyası başlattı. Kampanyada bildiriler, el ilanları dağıtılıp, yazılamalar yapıldı. Davanın başladığı gün, çeşitli semtlere ve özellikle de tutsakları taşıyan ringlerin geçeceği güzergah üzerine “Cunta Devrimcileri Yargılayamaz” yazılı pankartlar asıldı.

Ekim-Kasım 1982

“Faşist Cuntanın Anayasasına Hayır” Kampanyası

Cunta 7 Kasım 1982’de yaptığı göstermelik referandumla kendi faşist anayasasını onaylattı. Devrimci mücadelenin ve toplumsal muhalefetin büyük oranda bastırıldığı koşullarda bu, cunta için çok zor olmamıştı. Cuntanın bu manevrasına Devrimci Sol “Anayasaya Hayır” tavrıyla cevap verdi. Çünkü “Anayasaya Hayır” demek faşizme hayır demek anlamına geliyordu. Cuntaya karşı direnişin bir parçası olarak “Faşist Cuntanın Anayasasına Hayır” kampanyası başlatıldı. Devrimci Sol, kısıtlı güç ve olanaklara rağmen, bildiriler, pankartlar, yazılamalar, pullamalarla halkı hayır oyu vermeye çağırdı.

Hapishaneler de bu kampanyaya katıldı. 2 Kasım 1982’de mahkemeye çıkan Devrimci Sol tutsakları mahkemeye verdikleri dilekçeyle devrimcilerin tavrını açıkladılar. Ayrıca 200’den fazla tutsak hep bir ağızdan Anayasayı protesto eden bir metin okudular.

Kampanya yurtdışında da yaygın bir şekilde yürütüldü. Etkili eylemler yapıldı. Türkiye futbol takımlarından birinin Viyana’da oynadığı ve Türkiye televizyonlarından yayınlanan bir futbol maçında “Faşist Cuntanın Anayasasına Hayır” yazılı pankart açıldı. Cuntayı ve Anayasayı teşhir eden işgaller gerçekleştirildi. Bunların içerisinde en fazla ses getireni ise Köln Büyükelçiliği’nin basılıp işgal edilmesi oldu. Büyükelçilik binasına asılan büyük pankart TRT’de defalarca yayınlandı ve ‘82 Anayasası’na karşı devrimci bir çıkışın göstergesi oldu.

O günkü koşullarda kampanya öyle etkili oldu ki, Cuntanın şefi Evren, meydanlarda anayasaya destek istemek için yaptığı konuşmalarda bu eylemlere değinmek zorunda kalıyordu. Devrimci Sol bu kampanyayla omuzlarına yüklenen tarihsel bir görevi yerine getirmiş olurken, geniş kitlelere de sesini duyurdu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar