’83 Değerlendirmesi; Hareketimizin Gelişimi Ve Devrimci Mücadele

Devrimci hareketin içinde bulunduğu durumu ve aşamayı açık bir şekilde ortaya koymak, nesnel durumun tüm boyutlarıyla kavranmasını sağlamak için öncelikle geçmişe uzanıp sürecin genel bir değerlendirmesini yapmak gerekiyordu. Devrimci Sol ‘83 başlarında “Hareketimizin Gelişimi ve Devrimci Mücadele” adıyla yayınladığı broşürde geçmişin ve yaşanılan sürecin sağlıklı bir eleştiri ve değerlendirmesini yaptı. Önündeki hedefleri belirledi. Devrimci Sol bu broşürde 12 Eylül de uğranılan yenilginin nedenlerini ortaya koyarak hata, eksik ve zaaflarını açıkladı ve aynı zamanda cuntaya karşı direnişi her koşul altında sürdürmenin temel görevi olduğunu belirtti.
Bu değerlendirmenin en önemli özelliklerinden biri de, solda cuntadan sonra yapılmış ilk merkezi değerlendirme olmasıydı. Bu dönemde hemen tüm gruplar, değerlendirme ve hesaplaşmaları sürekli geleceğe erteleme eğilimindeydiler. Kimi gruplar bu muhtevada bir değerlendirmeyi ancak ya yıllar sonra yapacak ya da tümüyle es geçeceklerdi.
‘83 değerlendirmesinde geçmiş hata, eksik ve zaaflar ortaya konurken, esas olarak, ciddi bir yeraltı örgütünün yaratılamaması ve buna bağlı olarak örgütsel şekillenmedeki, kadroların politik ve askeri eğitimindeki yetersizlik üzerinde durulmuş, düşmanı küçümseme, alternatif yönetimin yaratılmasında dayatıcı olmama gibi eksiklikler saptanmıştı.
“Yanılgıları görebilme ve tespit edebilme ne denli önemli olursa olsun, tek başına bir anlam ifade etmiyordu. Önemli olan, koşulların zorluğuna boyun eğmeden çıkarılan dersler ışığında pratiğe müdahale etme becerisini gösterebilmekti. Ancak bu yapılamadı.” deniliyordu değerlendirmede.
Bu değerlendirmenin yapıldığı dönemde devrimci hareket bir tarafta yediği darbelerin etkisiyle eski gücünü kaybetmiş durumdaydı, ancak bir tarafta da belli ölçülerde toparlanmaya ve 12 Eylül Cuntasına karşı sürdürdüğü direnişi yükseltebilecek bir konuma ulaşmaya çalışıyordu. Değerlendirmede öngörülenlerin hayata geçirilmesi bir yerde bu toparlanmanın sağlanmasına bağlıydı. Ne var ki bu toparlanma sonuçlanmadan yeni ve boyutlu bir darbeyle karşılaşınca bu olanak ortadan kalktı. Bu süreç devrimci hareketin ‘85’te aldığı “Ricat” kararlarına kadar yaklaşık üç yıl sürdü.
